Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

İdari İşlemin İptali Davası

Blog24 Aralık 2025
İdari İşlemin İptali Davası

İdari İşlemin İptali Davası

İdare hukuku alanında, kamu idaresinin tek taraflı irade beyanı ile yaptığı ve hukuki sonuç doğuran işlemlere idari işlem denir. İdari işlemler, hukuk düzeninde kesin ve icrai nitelikte olmalı; yani idare tarafından bir kez tesis edilip hemen uygulanabilir olmaları gerekmektedir. Eğer bu işlemlerden biri hukuka aykırı ise, ilgililer tarafından idari işlemin iptali davası açılabilir. İptal davası, idari işlemin hukuka aykırılığını ispat ederek mahkeme kararıyla söz konusu işlemin ortadan kaldırılmasını sağlar. Mahkeme iptal kararı verirse, o işlem tüm sonuçlarıyla geriye etkili olarak yürürlükten kalkar. Bu dava, hem bireysel idari işlemler için açılabileceği gibi (örn. atama, ceza, ruhsat red kararı) hem de düzenleyici işlemlere karşı Danıştay’da doğrudan açılabilir (örn. yönetmelik, genelge iptali).

İptal davasının özellikleri şu şekilde özetlenebilir: Gerçek kişiler veya tüzel kişiler, hak ihlali aranmaksızın kişisel, meşru ve güncel menfaat ihlalini kanıtlayarak davacı olabilir. Dava konusu yalnızca kesin ve icrai idari işlemler olup, sözleşmeler ve sadece uygulama faaliyeti olan idari eylemlere karşı iptal davası açılamaz. İptal davasının da diğer idari davalar gibi 60 günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu unutulmamalıdır.

Kimler İdari İşlemin İptali Davası Açabilir?

İptal davasını açacak kişinin idari işlem nedeniyle hukuki çıkarı ihlal edilmiş olmalıdır. Bu “menfaat ihlali” subjektif dava ehliyeti anlamına gelir. Anayasa’nın hukuk devleti ilkesi gereği, hak ihlali değil, makul ve güncel bir kişisel menfaatin ihlali dava açmak için yeterlidir. Örneğin, hakkınızda verilen haksız bir disiplin cezası, ruhsatınızın haksız yere iptali veya kamu yararı adı altında tesis edilen bir imar planı iddianıza konu olduğunda, bu işleme karşı iptal davası açma hakkınız doğar. Menfaat ilişkisi değerlendirilirken meşru, kişisel ve güncel menfaat kriterleri göz önünde bulundurulur. Ayrıca toplumu ilgilendiren konularda (çevre, kültürel miras gibi) daha geniş dernek ve meslek kuruluşları da dava açma ehliyetine sahip olabilir.

İptal Davası Şartları (İhlal Unsurları)

İptal davası, idari işlemin “yetki, şekil, sebep, konu veya amaç” açılarından hukuka aykırılığı iddiasıyla açılır. Bu beş unsurdan herhangi birinde aykırılık bulunursa idari işlem iptal edilir. Başlıca durumlardan bazı örnekler şunlardır:

Yetki: İdare, kanunda yetki verilmediği bir konuda işlem tesis edemez. Örneğin, Ankara Valiliği yerine İstanbul’da işlem yapan bir valilik organının kararı yetkisizdir. İmza devri veya vekâlet yoluyla yapılan işlemlerde de kanunda izin yoksa yetki gasbı olur.

Şekil: Kanunda öngörülen form şartlarına uyulmadan tesis edilen işlemler hukuka aykırıdır. Örneğin, bir atama işlemi öncesinde zorunlu danışma veya savunma alma aşaması atlanmışsa, işlem şekil yönünden iptal edilir.

Sebep: İdarenin ileri sürdüğü gerekçe gerçek dışı veya yasal dayanağı olmayan bir sebebe dayanıyorsa iptal edilir.

Konu: İşlemin konusu kanunda öngörülmeyen veya açıkça yasaklanmış bir konu ise iptal sebebidir. Örneğin, ilgili idarenin kanunda yetki verilmemiş bir konuda kural koyması konu hatasıdır.

Amaç: İdari işlemin “kamu yararı” amacına ya da işlem için yasada belirtilen özel amaca aykırı olarak yapılması durumudur. İşlemin asıl hedefi kamu yararı yerine başka bir çıkarın gerçekleştirilmesi ise bu yönden iptale neden olur.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

İptal davalarında görevli mahkeme, kamu düzenine ilişkin bir dava olduğu için mahkeme tarafından re’sen belirlenir. Genel olarak şunlar geçerlidir:

Vergi Mahkemesi: Genel bütçe, il özel idareleri vb. vergi, resim ve harçlarla ilgili işlemlere karşı (vergi cezaları, harçlar vs.) açılan iptal davalarına bakar.

Danıştay: Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemler ve ülke çapında uygulanacak yönetmelik gibi genel nitelikli işlemler konusunda iptal davası açılabilir. Örneğin, bir bakanlığın tüm Türkiye’yi kapsayan genelge ve yönetmeliğine karşı doğrudan Danıştay’da dava açılır.

İdare Mahkemeleri: Yukarıdakiler dışında kalan tüm bireysel idari işlemler (taşra birimleri dahil) hakkında iptal davasına ilk derece mahkemesi olarak bakar. Yetkiye göre mahkeme, işlemi yapan idari mercinin bulunduğu yer mahkemesidir. Örneğin, Ankara Valiliği tarafından tesis edilen bir işlem için Ankara İdare Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi işlemi için İstanbul İdare Mahkemesi yetkilidir.

Ayrıca Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay bu mahkemelerin kararlarına karşı itiraz/temyiz yoluyla yargısal denetime katılır.

İptal Davası Açma Süresi

İptal davaları hak düşürücü süreye tâbidir. Süre genelde 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenmiştir: Danıştay’da ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Süre, idari işlemin ilgiliye resmi olarak yazılı bildirim (tebliğ, ilan vb.) tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri de sürelere dahildir; sürenin son günü tatil gününe rastlarsa takip eden ilk iş günü son gün kabul edilir.

Düzenleyici işlemler için kanunda özel bir ilan tarihi öngörülmüşse, o tarihten itibaren işlemeye başlayan 60 günlük süre de ayrıca düzenlenmiştir. Süre kaçırılırsa dava açılamaz, bu yüzden bildirim tarihlerini takip etmek kritik önem taşır.

İdareye Başvuru Şartı

İdari işlem iptali davalarında idareye başvuru dava açma öncesinde zorunlu değildir. Yani iptali istenen işlem tesis edildikten sonra doğrudan mahkemeye başvurulabilir; idari başvuru yapmak, dava açma süresini durdurur ancak asıl ön koşul değildir. Tabii, idareden işlemin geri alınması gibi bir talepte bulunursanız bu başvuru sonrası 60 günlük dava süresi durur ve başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse yeniden işlemeye başlar.

Dava Süreci ve Kaldırma Kararının Sonuçları

İptal davası, idari yargı usulü kurallarına uygun hazırlanmış bir dilekçeyle açılmalıdır. Dilekçe ve eklerinde, iptali istenen işlemin hukuki dayanakları, tebliğ tarihi gibi bilgiler net olarak gösterilmelidir. İdari mahkemesi, dava dilekçesi ile delilleri inceledikten sonra karar verir. Yargılamada duruşma talebe bağlıdır; taraflardan biri duruşma isterse mahkeme yapmak zorundadır.

Mahkeme iptal kararı verirse, tesis edilen idari işlem baştan itibaren geçersiz sayılır. Bu kararla işlem, ilk tesis edildiği andan itibaren tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılır. Sonuçta, dava tarafı olmasa bile aynı konudaki diğer ilgililer de bu işlem nedeniyle haklarını kaybetmiş sayılmaz. İptal kararı kesinleştiğinde idare, mahkeme kararının gereğini yerine getirmek (örneğin atama işlemini geri almak, harcı iade etmek) zorundadır. Kararı uygulamayan idare tazminata ve soruşturmaya muhatap kalabilir.

Yürütmenin Durdurulması

İptal davası açılması, idari işlemin uygulanmasını otomatik olarak durdurmaz. Davacı ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunabilir. Yürütmenin durdurulması kararı için iki şart birlikte aranır: (1) İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı açık olmalı; (2) İşlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir. Bu şartlar sağlanırsa, mahkeme işlemin uygulanmasını geciktirmek için yürütmeyi durdurur. Böylece dava sonuçlanıncaya kadar idari işleme geçici engel konmuş olur. Bu kararda mahkeme gerekçeyi belirtmek zorundadır. Vergi davalarında ise işlemden önce tahsilat durur.

İptal Davası ile Tam Yargı Davası Arasındaki Fark

Tam yargı davası, idari işlemin yol açtığı maddi/manevi zararların giderilmesi amacına yöneliktir (tazminat davası gibidir). Oysa iptal davası, sadece idari işlemin iptalini amaçlar. Hak kaybı yaşayan kişi önce iptal davası açıp işlem iptal edildikten sonra tam yargı davası açabilir (İYUK m.12). Yani zarar ve tazminat talepleri ayrı bir davada (tam yargı) gündeme gelir. İptal davasında mahkeme idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceler; idareye “başka bir işlem yap” diyemez.

Sonuç ve Hukuki Destek

İdari işlemin iptali davası, devletin tek taraflı yetkisini sınırlar ve kişilerin haklarını koruyan temel bir yoldur. Şartları doğru tespit etmek ve süreleri kaçırmamak için davacıların hukukî bilgiye ihtiyacı vardır. Uygulamadaki karmaşıklıklar (menfaatin ne zaman ihlal sayıldığı, hangi mahkeme yetkili olduğu vb.) nedeniyle, bu davalarda uzman bir idare hukuku avukatından danışmanlık almak son derece önemlidir. Böylece hak kaybı riski azaltılır ve dava sürecinde en etkin savunma yapılabilir.

Özetle: İdari işlemin iptali davası, bir idari işlemin hukuka aykırılığının ileri sürülerek iptal edilmesi için açılan davadır. İptal kararıyla işlem baştan yok sayılır. Eğer süreçte hakkınız gasp edilmişse haklarınız iyileştirilir. Bu süreçte deneyimli bir avukat, haklarınızı etkin savunmanıza yardımcı olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1- İdari işlemin iptali davası nedir?

İdari işlemin iptali davası; idarenin (bakanlık, belediye, üniversite, kamu kurumu vb.) hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç yönlerinden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idare mahkemesinde açılan davadır.
Bu dava ile amaçlanan, işlemin geçmişe etkili şekilde ortadan kaldırılmasıdır.

2- İdari işlemin iptali davası ne kadar sürer?

Uygulamada idari işlemin iptali davaları:

İlk derece mahkemesinde: Ortalama 8 ay – 18 ay

İstinaf: 6 – 12 ay

Danıştay temyizi: 1 – 2 yıl sürebilmektedir.

👉 Yürütmenin durdurulması kararı verilirse, dava sonuna kadar işlemin uygulanması durdurulabilir. Bu da özellikle memuriyet, ruhsat, disiplin cezası gibi davalarda hayati öneme sahiptir.

3- İdari dava açma süresi 30 gün mü 60 gün mü?

Bu soru uygulamada en çok yapılan hatalardan biridir.

🔹Genel kural:
İdari işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde iptal davası açılmalıdır.
(2577 sayılı İYUK m.7)

🔹 30 gün süresi, genellikle:

  • Vergi uyuşmazlıkları
  • Bazı özel kanunlarla düzenlenen idari işlemler
    için geçerlidir.

 Hangi sürenin uygulanacağı işlemin türüne göre değişir. Yanlış süre hesabı, davanın süre aşımı nedeniyle reddine yol açar.

4- İdari işlemlerin iptal davası için zamanaşımı süresi nedir?

İdari işlemin iptali davalarında teknik olarak “zamanaşımı” değil, hak düşürücü dava açma süresi söz konusudur.

  • Bu süre genellikle 60 gündür
  • Süre kaçırılırsa:
    • İşlem hukuka açıkça aykırı olsa bile
    • Mahkeme davayı esastan incelemez
    • Süre aşımı nedeniyle reddeder

 Bu nedenle idari davalarda süre, davanın kaderini belirler.

5- İdari davalarda zaman aşımı kaç yıldır?

İptal davaları için yıl bazlı bir zaman aşımı yoktur. Süre, işlemin tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

Ancak:

  • Tam yargı davalarında (tazminat talepleri)
    • Öğrenmeden itibaren 1 yıl
    • Her hâlükârda işlem tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılmalıdır.

 İptal + tazminat birlikte açılacaksa süre hesabı mutlaka profesyonel yapılmalıdır.

Bu Yazılara da Göz Atın:

Marka Taklit ve Marka Tağşiş

Sigorta Avukatı

Ecrimisil Davası Nedir?

Kamulaştırmasız El Atma Davası

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası