Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

Kamulaştırmasız El Atma Davası

Blog31 Aralık 2025
Kamulaştırmasız El Atma Davası

Kamulaştırmasız El Atma Davası

Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyete konu bir taşınmazı, kamulaştırma usullerine uygun hareket etmeden fiilen veya hukuki işlemle bedelsiz olarak kamu hizmetine ayırmasıdır. Normalde kamu idaresi kamulaştırma yaparken taşınmaz sahibine el koyulan yerin bedelini öder; ancak kamulaştırmasız el atmada hiçbir bedel ödenmediği için mülkiyet hakkı ihlal edilir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesi gibi düzenlemeler, bu tür haksız el atmaları hukuki açıdan düzenler. Sonuç olarak kamulaştırmasız el atma, mülkiyet hakkına yapılan yasa dışı bir müdahaledir ve mağdurların bedel ve zararları talep etmesine olanak tanır.

Kamulaştırmasız El Atmanın Türleri

Kamulaştırmasız el atma genellikle iki şekilde karşımıza çıkar: fiili el atma ve hukuki el atma.

Fiili El Atma: İdare, kamulaştırma usullerini uygulamadan doğrudan taşınmazı fiilen kamusal kullanımına alır. Örneğin bir belediyenin iş makinesiyle özel mülkiyetteki tarlaya yol yapması veya spor tesisi inşa etmesi fiili el atmaya örnektir.  Bu durumda taşınmaz sahibi, yerin eski haline getirilmesini veya taşınmaz bedelinin ödenmesini talep edebilir.

 Hukuki El Atma: İdarenin imar planı veya idari işlemle taşınmazın kullanımını hukuken sınırlandırmasıdır. Örneğin bir arazi, imar planıyla okul alanı ilan edildiğinde malik fiilen el konulmasa da tasarruf yetkisini kaybeder. Hukuki el atmanın söz konusu olabilmesi için taşınmazın imar planına girme tarihinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırma yapılmaması gerekir. Bu beş yıllık sürenin sonunda kamulaştırma yapılmamışsa malik, değeri talep etmek üzere İdare Mahkemesi’nde dava açabilir.

Kamulaştırmasız El Atma Şartları

Kamulaştırmasız el atma davası açılabilmesi için bazı temel şartlar vardır. Bunlar şunlardır:

Özel Mülkiyet: Taşınmazın özel kişi veya tüzel kişiye ait olması gerekir. Kamu malı üzerinde kamulaştırma uygulaması söz konusu olmaz.

Kamu Yetkisi ile El Atma: Eylemi gerçekleştiren kişinin veya kurumun kamulaştırma yetkisi bulunmalıdır. Aksi halde tamamen farklı hukuki yollar gündeme gelir.

Kamu Hizmeti Amacı: Eylem, kamu yararı veya hizmeti amacıyla yapılmalıdır (örn. yol, okul, kanal inşa edilmesi).

Mülkiyet Hakkının Sınırlandırılması: Eylem, ya fiili kullanım yoluyla ya da hukuki düzenlemeyle malikinin kullanma ve tasarruf hakkını kalıcı şekilde sınırlandırmalıdır. Taşınmaza el atma sonucu malik kullanım imkanlarını kaybetmeli veya ciddi ölçüde kısıtlanmalıdır.

Yukarıdaki şartların bir arada olması halinde kamulaştırmasız el atma halleri ortaya çıkar ve mağdur malik hukuki yollara başvurabilir.

Kamulaştırmasız El Atma Davası Nasıl Açılır?

Kamulaştırmasız el atma davası, özel mülkiyetine hukuk dışı şekilde el konan malik veya mirasçıları tarafından açılır. Fiili el atma durumunda dava yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, hukuki el atma durumunda ise İdare Mahkemesi’nde görülür. Yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Davalının genellikle el atma eylemini yapan kamu kurumu (belediye, devlet dairesi, vb.) olduğu unutulmamalıdır.

Dava dilekçesinde tapu bilgileri, el atmanın kapsamı ve hukuka aykırılık açıkça belirtilir. Davacı taşınmazın bedelinin tespitini ve ödenmesini talep eder. İdare tarafından el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi için bilirkişi raporu alınır. Dilekçede ayrıca “idari işlemin iptali” veya “el atmanın önlenmesi” gibi talepler de yer alabilir.

Eğer işgal devam ediyorsa yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Bir başka önemli husus, davada zamanaşımı uygulanmamasıdır. Mülkiyet hakkına yapılan tecavüz niteliğindeki kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Yani malik, mülkiyetine yapılan hukuka aykırı müdahaleyi öğrendiği her dönemde dava açma hakkına sahiptir. Ecrimisil talepleri ise ayrı bir konudur ve bunlarda 5 yıllık zamanaşımı uygulanır.

Uzlaşma (Dava Öncesi Başvuru)

Eski düzenlemelere göre 9 Ekim 1956 – 4 Kasım 1983 tarihleri arasında yapılan kamulaştırmasız el atmalar için dava öncesi idareyle uzlaşma (uzlaşma tutanağı) zorunlu tutuluyordu. Güncel durumda ise bu tarih aralığı dışındaki el atmalar için uzlaşma dava şartı değildir. Hukuki el atma halinde, malikin haklarını kullanması için İdareye tanınan kamulaştırma süresi ise 5 yıldır. Bu 5 yıllık süre sonunda da kamulaştırma yapılmamışsa malik İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açabilir.

Kamulaştırmasız El Atma Davasında Talep Edilebilecek Haklar

Kamulaştırmasız el atma davasında malikin talep edebileceği başlıca haklar şunlardır:

Taşınmaz Bedelinin Tespiti ve Ödenmesi: En önemli talep, el konulan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden bedel ödenmesidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre malik, kamulaştırma kararı olmadan mülkiyet hakkına el konulması halinde dava tarihinde taşınmazın gerçek değerini isteyebilir. 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre bu bedel hesaplanırken taşınmazın cinsi, yüzölçümü, niteliği, yapıların maliyeti, yıpranma oranı gibi tüm objektif unsurlar dikkate alınır.

Zarar Tazmini: El atma nedeniyle malik uğradığı diğer zararı (örneğin eski hale getirme masrafları veya gelecekteki değer kaybı) da talep edebilir.

Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı): İdarenin taşınmazı haksız şekilde kullandığı süre boyunca malik, kira bedeli niteliğindeki ecrimisil talep edebilir. Ecrimisil ayrı bir dava konusu olabildiği gibi kamulaştırmasız el atma davası ile birlikte de istenebilir. Ancak ecrimisil taleplerinde 5 yıllık zamanaşımı bulunduğu için en fazla geriye dönük 5 yıl için istekte bulunulabilir.

İdari İşlemin İptali: Özellikle hukuki el atma durumunda, taşınmazın imar planına haksızca alınması gibi idari işlemlerin iptali talep edilebilir. Böylece malik, el atmanın önlenmesi yönünde bir karar da aldırabilir.

Yürütmenin Durdurulması: El atma fiili devam ediyorsa dava sırasında tedbir talepli “yürütmenin durdurulması” kararı istenebilir.

Yargıtay kararları, kamulaştırmasız el atma davalarında maliklere geniş haklar tanımaktadır. Örneğin Yargıtay Birleştirme Kararı ile kamulaştırmasız el atma halinde taşınmaz bedelinin ödenmesi ve tescil için dava açılabileceği teyit edilmiştir. Ayrıca hak ihlallerinde malik, fiili müdahaleyi önleme veya tazminat isteme hakkını bir arada kullanabilir.

Kamulaştırmasız El Atma Davasının Süresi

Kamulaştırmasız el atma davalarında süreç karmaşık olabilir. Davanın başlaması için malikin müdahalenin farkına vardığı andan itibaren 5 yıl içinde harekete geçmesi önerilir. Yargılamanın kendisi ise dosyanın karmaşıklığına, delillerin toplanmasına ve bilirkişi incelemelerine bağlı olarak uzun sürebilir. Genel olarak bu tür davaların sonuçlanması birkaç yıl alabilmektedir. Bu nedenle kapsamlı bir delil sunumu, doğru hukuki argümanlar ve deneyimli bir avukat desteği süreci kısaltır ve başarı şansını artırır.

Ecrimisil ve Diğer Hukuki Yollar

Kamulaştırmasız el atma durumunda idare, tıpkı işgalci gibi malikinden kiraya eş değer tazminat (ecrimisil) talep edebilir. Ancak Yargıtay içtihatları, taşınmaz bedeli davası açıldığında malik ecrimisil talebinden vazgeçmiş sayılır (çift talep edilmez). Yine de, ecrimisil ayrı bir dava ile veya kamulaştırmasız el atma davasına eklenerek istenebilir. Olayın niteliğine göre malik, idari yargıda tam yargı tazminat davası (örneğin imar planı iptali sonucu kayıp için) veya el atmanın önlenmesi davası gibi ek davalar da açabilir.

Sonuç

Kamulaştırmasız el atma, mülk sahipleri için ciddi bir hak kaybıdır ve uzmanlık gerektiren çok sayıda hukuki konu barındırır. Sürecin doğru yönetilmesi için öncelikle alanında uzman bir gayrimenkul veya idare hukuku avukatına başvurmak şarttır. Hukuki prosedürler, zamanaşımı konuları ve nihai talepler karmaşık olabilir; bu nedenle tüm ayrıntılar titizlikle takip edilmelidir. Sonuç olarak, hak kaybına uğramış malikler taşınmaz bedeli, uğradıkları zarar ve varsa ecrimisil tazmini talebiyle dava açarak hakkını arayabilir. Kamulaştırmasız el atma konusunda deneyimli bir hukuk bürosundan destek almak, sürecin doğru yürütülmesi ve mağduriyetin giderilmesi açısından büyük önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kamulaştırmasız El Atma Davası Nedir?

Kamulaştırmasız el atma davası, idarenin bir taşınmaza kamulaştırma yapmaksızın fiilen veya hukuken el koyması nedeniyle, taşınmaz malikinin taşınmaz bedelini ve uğradığı zararları talep etmek amacıyla açtığı davadır. Bu dava, mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle açılır ve genellikle taşınmazın gerçek rayiç bedelinin ödenmesiyle sonuçlanır.

Kamulaştırmasız El Atmada Uzlaşma Dava Şartı mı?

Hayır. Güncel uygulamada kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma genel olarak dava şartı değildir.

Sadece 09.10.1956 – 04.11.1983 tarihleri arasında gerçekleşen kamulaştırmasız el atmalarda uzlaşma dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu tarih aralığı dışındaki el atmalarda, doğrudan dava açılabilir.

Kamulaştırmasız El Atma Davasını Kimler Açabilir?

Bu davayı;

  • Taşınmazın tapu maliki,
  • Birden fazla malik varsa paydaşlar,
  • Malik ölmüşse mirasçıları açabilir. Davanın, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde ve el atma yapan idareye karşı açılması gerekir.

Kamulaştırmasız El Atma Davası Belirsiz Alacak Davası mıdır?

Evet. Kamulaştırmasız el atma davaları belirsiz alacak davası olarak açılabilir.
Çünkü taşınmazın gerçek bedeli, dava açılırken kesin olarak bilinmez ve bedel bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenir. Bu nedenle davacı, dava dilekçesinde asgari bir bedel gösterip, bilirkişi raporundan sonra talebini artırabilir.

Kamulaştırmasız El Atma Bedeli Ne Zaman Ödenir?

Kamulaştırmasız el atma bedeli;

  1. Mahkeme kararının verilmesi,
  2. Kararın istinaf/temyiz aşamalarından geçmesi,
  3. Kararın kesinleşmesi sonrasında idare tarafından ödenir.

Ödeme süresi idareye göre değişmekle birlikte, kesinleşmeden sonra genellikle birkaç ay içinde ödeme yapılır. Ödeme gecikirse, faiz işletilmesi mümkündür.

Kamulaştırmasız El Atma Davası Yargıtay Kararları

1- (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2015/12325 E., 2015/23735 K.)

“Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza davalı idarenin kamulaştırmasız el attığı mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ve tekmil dosya münderecatından anlaşıldığından, el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi doğru olduğu gibi, ecrimisil hesabında da yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmaza 2011 yılında el atıldığı gözetilmeden, dava tarihinden geriye dönük 5 yıl için ecrimisile hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir.”

2- (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2016/19693 E., 2018/8699 K.)

“Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 24053 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan gecekondu için … imar affı müracaatı olduğu ve gecekondunun bulunduğu 3001 ada 5 parselde pay sahibi olduğu, gecekonduyu enkaz satış sözleşmesi ile … satıp devrettiği, … da payını 23/11/2000 tarihinde davacıya sattığı ve davacının en son 24053 ada 1 parselde pay sahibi olduğu, … Belediyesi’nin 04/06/2014 tarihli kararıyla … yönünden dava konusu gecekondunun yıkılmasına karar verildiği ve bu kararın … tebliğ edilerek yapının yıkıldığı anlaşılmıştır. Gecekondunun yıkımı için gecekonduyu devreden … hakkında encümen kararı alınması ve bunun kendisine tebliği, gecekonduyu satın alan ve yapının bulunduğu taşınmazda pay sahibi olan davacı hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağından; davacının paydaş olduğu taşınmazdaki yapının davalı idarece yıktırılması kamulaştırmasız el atma niteliğindedir.
Bu durumda; kamulaştırmasız el atma davalarının adli yargıda bakılacağı gözetilerek işin esasına girilip, hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde görev nedeniyle ret kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir.”

3- (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2014/23116 E., 2015/5549 K.)

“Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmış olup, yargılama sırasında el atmaya son verildiği tespit edilmiş ise de, kaldırım ve yolun el atmaya son verilen kısımları ile arta kalan bölümlerinin bütünlük gösterir şekilde yol ve kaldırım olarak kullanılmaya devam edildiği, davalı idarenin sadece davaya konu edilen taşınmaza rastlayan bölümlerde el atmaya son verilmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, el atmanın yol boyunca devam ettiğinin kabulü ile bu bölümlerin bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.”

4- (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2018/3745 E., 2018/10977 K.)

“Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu … Köyü 908 parsel sayılı taşınmaz için idarece açılan bedel tespiti ve tescil davasında bedele hükmedildiği ve kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşıldığından, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceği

gözetilerek, el atma yönünden açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.”

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası