Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

Ortaklığın Giderilmesi Davası: Hukuki Analiz, Usul Esasları ve Güncel Uygulama Rehberi

Blog26 Şubat 2026
Ortaklığın Giderilmesi Davası: Hukuki Analiz, Usul Esasları ve Güncel Uygulama Rehberi

Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu)

Türk Medeni Kanunu çerçevesinde mülkiyet hakkı, bireylere eşya üzerinde en geniş yetkileri tanıyan ayni hak olarak tanımlanmaktadır. Ancak mülkiyetin tek bir kişiye ait olmadığı, birden fazla kişinin aynı mal üzerinde hak sahibi olduğu “birlikte mülkiyet” halleri, doğası gereği çatışmalara ve yönetimsel zorluklara gebedir. Ortaklığın giderilmesi davası, diğer bir adıyla izale-i şüyu, bu çatışmaları sona erdiren, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan taşınır veya taşınmaz mallardaki ortaklık durumunu nihayete erdirerek ferdi mülkiyete geçilmesini sağlayan temel hukuki mekanizmadır. Bu dava, eşya hukukunun “hiç kimsenin paylı mülkiyette kalmaya zorlanamayacağı” yönündeki evrensel prensibinin bir tezahürüdür.

Ortaklığın Giderilmesi Davasının Hukuki Niteliği

Ortaklığın giderilmesi davası, kendine özgü usul kuralları olan, çift taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran bir dava türüdür. Klasik davalardan farklı olarak, bu davada davacı ve davalı arasında bir menfaat çatışmasından ziyade, mülkiyet yapısının dönüştürülmesi amacı güdülür. Davanın sonunda verilen karar, sadece davacıyı değil, tüm paydaşları aynı oranda etkiler.

Mülkiyetin türü, davanın işleyişi açısından belirleyici bir role sahiptir. Paylı mülkiyette paydaşlar, maddi olarak bölünmemiş bir malın tamamına belirli paylarla maliktirler ve her paydaş kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise (genellikle miras ortaklığında görülür), ortakların payları belirli değildir ve malın tamamı üzerinde toplu bir hak sahipliği söz konusudur. Ortaklığın giderilmesi davası, bu karmaşık yapıları çözerek mülkiyeti berraklaştırmayı hedefler.

7445 Sayılı Kanun ve Ortaklığın Giderilmesi Davası Zorunlu Arabuluculuk Dönemi

1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla bir değişiklik yapılmış ve 7445 sayılı Kanun ile ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk bir “dava şartı” haline getirilmiştir. Bu düzenleme, mahkemelerin iş yükünü azaltmanın yanı sıra, tarafların yıllar sürebilecek bir yargılama yerine, birkaç hafta içinde kendi iradeleriyle mülkiyeti paylaştırmalarına olanak tanır.

Arabuluculuk Süreci ve İşleyiş Mekanizması

Arabuluculuk süreci, taraflardan birinin yetkili arabuluculuk merkezine başvurmasıyla tetiklenir. Görevlendirilen arabulucu, başvuruyu 3 hafta içinde sonuçlandırmak zorundadır; zorunlu hallerde bu süreye 1 hafta daha eklenebilir. Süreç sonunda anlaşma sağlanması halinde hazırlanan tutanak, mahkeme ilamı niteliğindedir ve doğrudan icra edilebilir. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; aksi halde dava usulden reddedilir.

Arabuluculuk sürecinin getirdiği bir diğer yenilik, süreç devam ederken taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına dair şerh konulabilmesidir. Taraflar anlaşarak bu şerhi koydurabilirler ve bu şerh üç ayın sonunda kendiliğinden etkisini yitirir. Bu mekanizma, kötü niyetli pay devirlerinin önüne geçilmesini amaçlar.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Taraf Teşkili

Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme, dava konusu malın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Eğer dava bir miras ortaklığının dağıtılmasına ilişkinse, miras bırakanın ölmeden önceki son yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kılınmıştır.

Taraf teşkilinin tam olarak sağlanması, bu dava türünün en hassas usuli gerekliliğidir. Davacı, kendisi dışındaki tüm paydaşları ve varsa intifa hakkı sahiplerini davaya dahil etmelidir. Paydaşlardan birinin ölümü halinde, mirasçılık belgesi uyarınca tüm mirasçılar davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilemez. Paydaşlara ulaşılamaması durumunda ilanen tebligat veya kayyım tayini yoluna gidilerek savunma hakkı güvence altına alınır.

Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri: Aynen Taksim ve Satış

Mahkeme, mülkiyet ilişkisini sona erdirirken öncelikle “aynen taksim” imkanını araştırır. Eğer aynen taksim mümkün değilse veya taraflar arasında bu konuda bir mutabakat yoksa “satış suretiyle” ortaklığın giderilmesine hükmedilir.

Aynen Taksim Suretiyle Paylaşım

Aynen taksim, malın paydaşlar arasında fiziksel olarak bölünmesidir. Bunun için malın bölünmeye müsait olması, imar mevzuatına aykırılık teşkil etmemesi ve bölünme sonucunda malda ciddi bir değer kaybı yaşanmaması gerekir. Örneğin, geniş bir arazinin parçalara ayrılması mümkünken, bir otomobilin veya canlı hayvanın fiziksel olarak bölünmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

Bölünen parçaların değerleri arasında eşitsizlik varsa, hakim eksik değeri olan parçaya “ivaz” (para) eklenmesine karar vererek denkleştirmeyi sağlar. Aynen taksim talebi, davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece re’sen araştırılır.

Satış Suretiyle Paylaşım ve İhale Süreci

Aynen taksimin hukuken veya fiilen imkansız olduğu durumlarda mahkeme, malın satılarak bedelinin paylaştırılmasına karar verir. Satış, mahkeme kararı kesinleştikten sonra Satış Memurluğu veya İcra Dairesi aracılığıyla gerçekleştirilir. Satış kural olarak “açık artırma” yoluyla ve herkese açık yapılır. Ancak tüm paydaşlar oybirliği ile anlaşırsa, satışın sadece paydaşlar arasında yapılmasına karar verilebilir.

Satış sürecinde en kritik aşama “kıymet takdiri”dir. Bilirkişiler tarafından belirlenen bu değer, ihalenin başlangıç noktasını oluşturur. İhale, belirlenen muhammen bedelin %50’si üzerinden başlatılır ve satışın gerçekleşmesi için bu bedelin üzerine masrafların eklenmesi şarttır.

Kat Mülkiyeti Tesisi Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi

Üzerinde yapı bulunan taşınmazlarda, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi şartıyla kat mülkiyetine geçiş yapılarak ortaklığın giderilmesi mümkündür. Bu yöntem, mülkiyetin bütünlüğünü koruması açısından oldukça avantajlıdır.

Kat Mülkiyeti Tesisi ŞartlarıTeknik Gereklilikler
Yapı NiteliğiYapının tamamının “kâgir” (taş/tuğla) olması gerekir.
Tamamlanma Durumuİnşaatın tamamlanmış ve kullanıma hazır olması şarttır.
Bağımsız BölümlerHer paydaşa en az bir bağımsız bölüm tahsis edilebilmelidir.
Evrak DüzeniOnaylı mimari proje, iskan belgesi ve yönetim planı sunulmalıdır.
Değer DenkleştirmeBölümler arasındaki değer farkı ivaz eklenerek giderilir.

Muhdesatın Aidiyeti ve Tespit Davaları

Ortaklığın giderilmesi davalarında en çok karşılaşılan ihtilaflardan biri, taşınmaz üzerindeki yapıların (bina, ağaç vb.) mülkiyetidir. “Muhdesat” olarak adlandırılan bu yapılar, kural olarak arazinin bütünleyici parçası sayılsa da, bir paydaş tarafından meydana getirildikleri iddia edilebilir.

Eğer paydaşlar arasında muhdesatın kime ait olduğu konusunda bir çekişme varsa, mahkeme ilgili tarafa Asliye Hukuk Mahkemesinde “muhdesatın aidiyetinin tespiti davası” açması için kesin süre verir. Bu dava sonuçlanana kadar ortaklığın giderilmesi davası bekletilir. Aidiyeti tespit edilen muhdesatın değeri, satış bedelinden öncelikli olarak o paydaşa ödenir.

Aile Konutu Şerhi ve Paylaşma Hakkı Çatışması

Eşlerden birinin talebiyle tapuya konulan “aile konutu şerhi”, taşınmazın eşin rızası olmadan devredilmesini veya üzerinde hakların kısıtlanmasını engeller. Yargıtay, uzun yıllar boyunca aile konutu şerhi bulunan taşınmazlarda ortaklığın giderilemeyeceği görüşünü savunmuştur. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkını koruyan kararları sonrasında bu anlayış esnemiş, özellikle üçüncü kişi konumundaki diğer paydaşların haklarının aile konutu şerhi ile süresiz olarak engellenemeyeceği kabul edilmeye başlanmıştır.

İhalenin Feshi ve Satışın İptali Halleri

Satış süreci tamamlandıktan sonra, ihalenin usulüne uygun yapılmadığını iddia eden taraflar 7 gün içinde “ihalenin feshi” davası açabilirler. Bu dava, icra hukukunun en teknik konularından biridir.

İhalenin feshi nedenleri genel olarak şunlardır:

Satış ilanının ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmemesi.

Satış bedelinin muhammen bedelin %50’sinin altında kalması.

İhaleye katılımın engellenmesi veya ihaleye fesat karıştırılması.

Taşınmazın temel vasıflarında esaslı hata yapılması (örneğin yüzölçümünün yanlış belirtilmesi).

Kıymet takdirinin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmiş olması.

İhalenin feshi davasının reddi halinde, davacı ihale bedelinin %10’u oranında para cezası ile karşı karşıya kalabilir; bu nedenle sürecin titizlikle yönetilmesi gerekir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Karşılaşılan Diğer Hukuki Engeller

Davanın reddine veya durmasına yol açabilecek “bekletici meseleler” ve “itirazlar” sürecin seyrini değiştirebilir:

Tapu İptal ve Tescil Davaları: Taşınmazın mülkiyetine ilişkin devam eden bir dava varsa, bu davanın sonucu ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılır.

Önalım (Şufa) Hakkı: Ortaklığın giderilmesi davası sürerken bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler

Hakkın Kötüye Kullanılması: Paylaşma isteminin “uygun olmayan zamanda” ileri sürülmesi ve bunun diğer paydaşlara dürüstlük kuralına aykırı şekilde zarar vermesi durumunda hakim davayı reddedebilir.

Sonuç ve Hukuki Danışmanlık İhtiyacı

Ortaklığın giderilmesi davası, basit bir paylaşım davası gibi görünse de; içinde barındırdığı zorunlu arabuluculuk süreci, karmaşık taraf teşkili prosedürleri, tarım arazilerine ilişkin yasal kısıtlamalar ve satış memurluğu aşamasındaki teknik detaylar nedeniyle uzmanlık gerektiren bir alandır. Davanın başında yapılacak bir usul hatası veya muhdesat iddiasının süresinde ileri sürülmemesi, hak sahiplerinin mülklerini değerinin çok altında kaybetmelerine veya yıllarca süren yargılama maliyetlerine katlanmalarına neden olabilmektedir.

Mülkiyet ilişkinizin en kısa sürede, hakkaniyete uygun ve ekonomik kaybı minimize edecek şekilde çözüme kavuşturulması için profesyonel bir yaklaşım şarttır. Arabuluculuk masasında doğru stratejiyi kurmak, mahkeme aşamasında bilirkişi raporlarını denetlemek ve satış sürecinde ihalenin usulüne uygunluğunu takip etmek için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Ortaklığın giderilmesi sürecinde hak kaybı yaşamamanız ve mülkiyet haklarınızın en etkili şekilde korunması adına hukuki almanız hayati önem taşımaktadır.

Sık Sorulan Sorular ( S.S.S.)

Ortaklığın Giderilmesi Davası Sonucunda Ne Olur?

Davanın temel sonucu, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan mal üzerindeki ortaklık ilişkisinin nihayete ermesidir. Mahkeme, malın durumuna göre iki temel karardan birini verir:

Aynen Taksim: Mal fiziksel olarak bölünebiliyorsa, her paydaş kendi payına düşen kısmın müstakil maliki olur.

Satış Suretiyle Giderme: Fiziksel bölünme mümkün değilse (örneğin bir daire veya araç), mal satılır ve elde edilen bedel paydaşlara payları oranında dağıtılır. Sonuç olarak, mülkiyet ilişkisi berraklaşır ve her ortak kendi payının ekonomik değerine kavuşur.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Nasıl Olur?

Mahkeme tarafından verilen satış kararı kesinleştikten sonra dosya Satış Memurluğuna veya İcra Dairesi’ne gönderilir. Satış süreci şu adımlarla ilerler:

  1. Kıymet Takdiri: Bilirkişiler taşınmazın güncel piyasa değerini yeniden belirler.
  2. İhale İlanı: Satıştan en az bir ay önce ilan yapılır.
  3. Açık Artırma: Satış elektronik ortamda açık artırma usulüyle yapılır. İhale, belirlenen bedelin %50’si ve satış masraflarını karşılayacak bir tutarla başlar.
  4. Paylaşım: Satıştan elde edilen paradan masraflar düşüldükten sonra kalan tutar, paydaşlara tapu/mirasçılık belgesindeki payları oranında paylaştırılır.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Kaç Yıl Sürer?

Davanın süresi; paydaş sayısı, tebligat süreçleri ve mahkemenin iş yüküne göre değişmektedir. Uygulamada bu davalar ortalama 1 ila 1,5 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Ancak; Paydaşlardan birinin yurt dışında olması veya adresinin tespit edilememesi tebligat sürecini uzatabilir. İstinaf ve temyiz gibi kanun yollarına başvurulması durumunda süreç 3 ila 5 yıla kadar çıkabilmektedir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Mahkeme Masraflarını Kim Öder?

Bu dava türünde “kazanan” veya “kaybeden” taraf yoktur; davanın sonucu tüm paydaşlar için benzer hukuki sonuçlar doğurur. Bu sebeple: Dava açılırken gereken harç ve gider avansını başlangıçta davacı yatırır. Yargılama sonunda yapılan tüm masraflar, mahkeme tarafından paydaşlara payları oranında yükletilir.

Ortaklığın giderilmesi davasından önce arabuluculuğa gitmek şart mı?

Evet, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren bu davalarda arabuluculuk bir “dava şartı” haline getirilmiştir. Arabuluculuk süreci işletilmeden açılan davalar usulden reddedilir.

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir:

Ecrimisil Davası Nedir?

Reddi Miras(Mirasın Reddi)

Değer Kaybı Hesaplama

Terekenin Tespiti Davası

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası