Rücu Alacağına İtiraz: Sigorta Şirketleri Rücu Ederse Ne Yapılır?

İçindekiler
ToggleRücu Alacağına İtiraz
Sigorta şirketinden tazminatın geri ödenmesini isteyen bir yazı veya icra ödeme emri aldıysanız, öncelikle belgenin türünü ve tebliğ tarihini belirleyin. Sigorta şirketinin para istemesi, talep edilen tutarın tamamından sorumlu olduğunuz anlamına gelmez. Şirketin hangi hukuki sebebe dayandığı, kime ödeme yaptığı ve bu tutarı neden sizden istediği incelenmelidir.
Bununla birlikte, talebin haksız olduğunu düşünmek tek başına yeterli değildir. Özellikle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, ödeme emrine karşı kural olarak tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edilmesi gerekir. Sigorta şirketiyle telefon görüşmesi yapmak veya şirkete itiraz yazısı göndermek, bu işlemin yerine geçmez.
Bu rehber; sigorta şirketlerinin rücu taleplerini, itiraz yollarını, gerekli belgeleri ve hak kaybına yol açabilecek uygulama sorunlarını açıklamaktadır.
Sigorta Şirketinin Rücu Etmesi Ne Demektir?
Rücu, yapılan bir ödemenin hukuken sorumlu olduğu ileri sürülen kişiden geri istenmesidir. Ancak sigorta şirketlerinin bütün geri ödeme talepleri aynı hukuki temele dayanmaz.
Kendi Sigorta Şirketiniz Sizden Para İstiyorsa
Zorunlu trafik sigortacınız, zarar gören üçüncü kişiye ödeme yaptıktan sonra belirli şartlarda size başvurabilir. Buna uygulamada “içe rücu” denir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesi, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve tazminatı kaldıran veya azaltan bazı savunmaların zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini düzenler. Ödemeyi yapan sigortacı, bu savunmalara dayanarak sigorta ettirene başvurabilir.
Dolayısıyla trafik sigortasının zarar görene ödeme yapması ile sigortalısından geri ödeme isteyebilmesi ayrı meselelerdir. İlk ödemenin yapılmış olması, ikinci talebin kendiliğinden haklı olduğunu göstermez.
Karşı Tarafın Kasko Şirketi Sizden Para İstiyorsa
Karşı aracın kasko şirketi, kendi sigortalısının zararını karşıladıktan sonra zarar sorumlusuna başvurabilir. Burada temel kavram halefiyettir: Sigortacı, ödediği bedel ölçüsünde sigortalısının haklarını kazanır.
Bu mekanizma, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesinde; sorumluluk sigortaları bakımından ise 1481. maddesinde düzenlenir.
Bu ayrımın pratik sonucu önemlidir:
| Talebin Kaynağı | Öncelikle İncelenecek Konular |
|---|---|
| Kendi trafik sigortacınızın talebi | Poliçe, uygulanacak genel şartlar ve rücu sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği |
| Karşı tarafın kasko sigortacısının talebi | Kazadaki sorumluluğunuz, gerçek zarar, yapılan ödeme ve kendi sorumluluk sigortanızın kapsamı |
| Konut, işyeri veya nakliyat sigortacısının talebi | Zararın nedeni, taraflar arasındaki ilişki, halefiyet ve ilgili sorumluluk kuralları |
Alkol veya ehliyetsizlik bulunmaması, karşı tarafın kasko şirketinin hiçbir koşulda talepte bulunamayacağı anlamına gelmez. Bu şirketin talebi, kendi trafik sigortacınızın size yönelttiği sözleşmeye dayalı rücu talebinden farklıdır.
Rücu Talebi Geldiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İlk değerlendirmede şu adımlar izlenmelidir:
- Belgeyi sınıflandırın: Şirketin talep yazısı mı, noter ihtarnamesi mi, icra ödeme emri mi, dava dilekçesi mi?
- Tebliğ tarihini kaydedin: Zarfı, tebligat kaydını ve varsa elektronik tebligat bilgilerini saklayın.
- Talebin dayanağını öğrenin: Hangi poliçe, hangi olay ve hangi rücu sebebi ileri sürülüyor?
- Ödeme belgelerini isteyin: Kime, hangi zarar için, ne zaman ve ne kadar ödeme yapıldığı açıklanmalıdır.
- Belgelerinizi koruyun: Kaza tutanağı, fotoğraflar, kamera görüntüleri, ruhsat ve poliçe önemli olabilir.
- Kendi sigortacınızı bilgilendirin: Özellikle karşı tarafın sigorta şirketinden gelen taleplerde mevcut teminatlarınızı kontrol ettirin.
İcra veya dava süresi işlerken, sigorta şirketinin belge göndermesini beklemek risklidir. Eksik belgelerin tamamlanması ile süresinde başvuru yapılması birlikte yürütülmelidir.
Rücu Alacağına İtiraz Nasıl Yapılır?
İtirazın nereye ve nasıl yapılacağı, talebin hangi aşamada olduğuna bağlıdır.
Sigorta Şirketine Rücu Alacağına İtiraz Nasıl Bildirilir?
Henüz icra takibi veya dava bulunmuyorsa şirkete gerekçeli, yazılı bir başvuru yapılabilir. Başvuruda ilgili hasar dosyası belirtilmeli ve talebin neden kabul edilmediği açıklanmalıdır.
Somut olaya göre şu hususlar ileri sürülebilir:
- İddia edilen rücu sebebinin gerçekleşmediği,
- Talebin yanlış kişiye yöneltildiği,
- Kusur oranının veya zarar hesabının hatalı olduğu,
- Önceki ödemelerin hesaba katılmadığı,
- İstenen faiz veya giderlerin dayanağının açıklanmadığı,
- Zamanaşımı savunmasının bulunduğu.
Başvurunun gönderildiğini ve ulaştığını gösteren kayıt saklanmalıdır. Ancak şirkete yapılan başvuru, mevcut icra takibindeki ödeme emrine itiraz yerine geçmez.
İcra Ödeme Emrine İtiraz Nereye Yapılır?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Dilekçeyle veya sözlü olarak bildirilebilir. Başka bir icra dairesi aracılığıyla gönderilmesi de kanundaki usul ve gönderme giderleri çerçevesinde mümkündür.
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Kısmi itirazda ise kabul edilen bölüm bakımından takip devam edebilir. Bu kurallar İcra ve İflas Kanunu’nun 62 ve 66. maddelerinde düzenlenmiştir.
İtiraz hazırlanırken:
- İcra dairesi ve dosya numarası doğru yazılmalı,
- Borca, faize veya diğer kalemlere yönelik itirazın kapsamı açıkça belirtilmeli,
- Kısmi itiraz varsa itiraz edilen miktar gösterilmeli,
- Dayanak belgedeki imza reddediliyorsa bu ayrıca ve açıkça bildirilmeli,
- Yetki itirazı düşünülüyorsa ayrıca değerlendirilmelidir.
Başvurunun dosyaya işlendiğini gösteren belge alınması önemlidir. Sürecin genel işleyişini ilamsız icra takibi rehberimizden inceleyebilirsiniz.
Yedi günlük süre, burada açıklanan genel haciz yoluyla ilamsız takip içindir. Mahkeme kararına dayalı ilamlı takipte veya başka bir takip türünde aynı itiraz yolu uygulanmaz.
Tebliğ Tarihi Nasıl Belirlenir?
Fiziki tebligatta tebliğ belgesi; elektronik tebligatta ise UETS kayıtları incelenmelidir.
Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesine göre elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu nedenle mesajın okunduğu tarih ile hukuken tebliğ edildiği tarih aynı olmayabilir.
İcra hukukunda günle belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz; son gün resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen günde biter. Usulsüz tebligatta ise öğrenme tarihi ve başvurulacak hukuki yol ayrıca değerlendirilir. “Tebligatı görmedim” düşüncesiyle dosyayı bekletmek doğru değildir.
Trafik Sigortası Hangi Durumlarda Sigortalısına Başvurabilir?
Rücu sebepleri, poliçeye uygulanacak mevzuat ve genel şartlarla birlikte incelenir. SEDDK tarafından yayımlanan Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.4 bölümü, başlıca şu konuları düzenler:
- Kasıt veya ağır kusur,
- Gerekli sürücü belgesinin bulunmaması ve düzenlemede belirtilen diğer ehliyet durumları,
- Alkol veya uyuşturucu,
- Belirli taşıma ve yükleme ihlalleri,
- Yükümlülük ihlali nedeniyle zararın artması,
- Aracın çalınması veya gaspında sigortalının kusuru,
- Olay yerinin terk edilmesi ve gerekli belgelerin düzenlenmesine ilişkin yükümlülükler.
Bu başlıkların her biri farklı şartlar içerir. Poliçenin tarihi, olayın gerçekleşme biçimi ve ilgili hükmün yargı kararlarıyla nasıl yorumlandığı birlikte değerlendirilmelidir.
Yüzde Yüz Kusurlu Olmak Rücu İçin Yeterli Mi?
Tam kusur ile ağır kusur aynı kavram değildir. Kazanın bütün kusurunun size verilmiş olması, kendi trafik sigortacınızın mutlaka size başvurabileceği anlamına gelmez.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.05.2016 tarihli, E. 2016/3422, K. 2016/6357 sayılı kararında, kırmızı ışık ihlali nedeniyle sürücünün yüzde yüz kusurlu bulunması, tek başına ağır kusur kabul edilmemiştir. Daire, rücu koşulları kanıtlanmadan davanın kabul edilmesini bozma nedeni saymıştır.
Alkollü Araç Kullanmak Her Durumda Rücuya Yol Açar Mı?
Alkole dayalı taleplerde yalnız ölçüm sonucuna bakılarak değerlendirme yapılmamalıdır. Kazanın oluşumunda alkolün etkisi, karşı sürücünün davranışı ve diğer etkenler incelenmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.06.2025 tarihli, E. 2025/2402, K. 2025/4431 sayılı kararında, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık giderilmiştir. Çoğunluk, 2015 tarihli genel şart değişikliğinden sonra da alkole dayalı içe rücuda kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesi şartının aranmasını benimsemiştir.
Ancak kararın gerekçesindeki ispat yükü değerlendirmesi de önemlidir. Gerekçede, özellikle 1 promilin üzerindeki alkol düzeylerinde ispat yükünün sigortalıya geçmesine ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Bu nedenle sigortalının yalnızca “şirket her şeyi ispatlasın” demesi yeterli bir savunma yaklaşımı olmayabilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.04.2026 tarihli, E. 2023/8961, K. 2026/4886 sayılı kararında ise diğer araç sürücüsünün de kusurlu olduğu iki taraflı kazada, trafik uzmanı ve nörologdan oluşan kurulun değerlendirmesi dikkate alınmıştır. Kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin kesin olarak söylenememesi nedeniyle rücu talebinin reddi onanmıştır.
Bu kararlar, alkol bulunan her dosyada aynı sonucun çıkacağını göstermez. Savunma; ölçümün güvenilirliğini, kazanın oluşumunu ve teknik delilleri birlikte ele almalıdır.
Ehliyetsizlik Nedeniyle Ödemenin Tamamı İstenebilir Mi?
Gerekli sürücü belgesinin bulunmaması rücu bakımından önemlidir. Bununla birlikte sürücünün belgesinin sınıfı, geçerlilik durumu, el koyma kaydı ve kazadaki kusuru ayrı ayrı incelenmelidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02.12.2019 tarihli, E. 2017/5548, K. 2019/11349 sayılı kararında, ehliyetsiz sürücünün kusur oranı ve zarar görenin kazaya katkısı dikkate alınmadan yapılan hesap hatalı bulunmuştur.
Eski olay tarihine ilişkin bu kararın pratik önemi, rücu tutarının ödeme dekontundan ibaret görülmemesidir. Sürücü belgesi sorunu, kazadaki kusur ve hukuken karşılanması gereken zarar birlikte incelenmelidir.
Olay Yerini Terk Etmek Maddi Hasarlı Kazada Da Rücu Sebebi Mi?
Bu konuda yalnız eski kararlara veya genel şart metnindeki “bedeni hasar” ifadesine dayanmak yanıltıcı olabilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.02.2025 tarihli, E. 2024/11202, K. 2025/2473 sayılı kararında, ilgili genel şart döneminde yalnız maddi hasarlı kazalarda da olay yerini terkin içe rücu sebebi olabileceği kabul edilmiştir.
Karar, zorunlu ayrılma nedenlerini de ele alır. Tedavi, yardım veya can güvenliği gibi zorunlu bir nedenle ayrılındığı savunuluyorsa bunun ispatı önem taşır.
Hastane kayıtları, kolluğa başvuru zamanı, tanık anlatımları ve görüntüler bu değerlendirmede kullanılabilir. Sonradan ifade verilmiş olması ise olay yerinden ayrılmanın hukuki sonuçlarını tek başına ortadan kaldırmaz.
İhbarın Geç Yapılması Bütün Ödemenin Geri İstenmesine Neden Olur Mu?
Yükümlülük ihlali nedeniyle rücu ileri sürülüyorsa, ihlalin hangi sonucu doğurduğu açıklanmalıdır. Özellikle zararın arttığı iddiasında, artış ile yükümlülüğün yerine getirilmemesi arasındaki bağlantı araştırılır.
Dosyada yalnız “ihbar geç yapıldı” ifadesinin bulunmasıyla yetinilmemeli; bu gecikmenin hangi ek zarara yol açtığı sorulmalıdır.
Talep Edilen Tutar Nasıl Kontrol Edilir?
Rücu sebebi mevcut olsa bile talebin miktarı hatalı olabilir. Sigortacının ödeme yapmış olması, her ödeme kaleminin size yüklenebileceğini tek başına göstermez.
Şu başlıklar ayrı ayrı denetlenmelidir:
- Gerçek zarar: Hasar, onarım, değer kaybı veya bedensel zarar hesabı doğru mu?
- Olayla bağlantı: Önceki hasarlar ya da başka bir olayın giderleri hesaba eklenmiş mi?
- Sorumluluk oranı: Diğer kişilerin kusuru ve zarar görenin katkısı dikkate alınmış mı?
- Önceki tahsilatlar: Başka sigortacılardan veya sorumlulardan alınan bedeller düşülmüş mü?
- Pert hesabı: Araç değeri ve sovtaj gibi unsurlar doğru değerlendirilmiş mi?
- Faiz: Başlangıç tarihi, faiz türü ve hesap dönemi uygun mu?
- Giderler: Avukatlık, tahkim, dava ve icra giderlerinin size yöneltilmesinin dayanağı ne?
Özellikle “hasar bedeli + masraflar” şeklindeki toplu taleplerde ayrıntılı döküm istenmelidir. Giderlerin tamamının her dosyada reddedileceği de, tamamının otomatik olarak ödeneceği de söylenemez.
İtiraz İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Dosyanın özelliğine göre şu belgeler hazırlanmalıdır:
- Talep yazısı, ihtarname veya ödeme emri,
- Tebligat zarfı, mazbata veya UETS kayıtları,
- Poliçe ve zeyilnameler,
- Kaza veya olay tespit tutanağı,
- Fotoğraflar, kamera görüntüleri ve tanık bilgileri,
- Eksper raporu, servis kayıtları ve faturalar,
- Sigorta şirketinin ödeme dekontları ve hesap dökümü,
- Varsa alkol ölçümü ve sağlık kayıtları,
- Sürücü belgesi ve ilgili kayıtlar,
- Önceki ödemeler, sulh veya ibra belgeleri,
- Varsa ceza, hukuk veya tahkim dosyasındaki kararlar.
Belgelerin bir kısmının eksik olması, icra itirazı süresini bekletmek için gerekçe değildir. Süre korunmalı, ayrıntılı savunma için deliller ayrıca tamamlanmalıdır.
Rücu Alacağında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Bütün sigorta rücu taleplerine uygulanacak tek bir süre ve başlangıç tarihi yoktur.
Halefiyete Dayanan Taleplerde Süre Nasıl İşler?
Sigortacı, sigortalısının hakkını devralıyorsa kural olarak o hakkın tabi olduğu zamanaşımı çerçevesinde hareket eder. Sigortacının ödeme yapması, her durumda sıfırdan yeni bir zamanaşımı süresi başlatmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarihli, E. 2016/7575, K. 2017/5615 sayılı kararında, nakliyat sigortacısının taşıyıcıya yönelttiği talepte bu ayrım açıklanmıştır. Sigortacının, sigortalısının tabi olduğu süre ve başlangıç çerçevesinde dava açması gerektiği belirtilmiştir.
Bu kararın konusu nakliyattır; karardaki taşıma süresi trafik kazasına aynen uygulanmaz.
Trafik kazasından doğan maddi zarar taleplerinde KTK m.109’daki, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden başlayan iki yıllık ve kaza tarihinden başlayan on yıllık düzenleme ile daha uzun ceza zamanaşımı ihtimali değerlendirilir.
Sigorta Sözleşmesine Dayanan İçe Rücuda Hangi Süre Değerlendirilir?
Sigorta sözleşmesinden doğan istemlerde TTK m.1420’nin muacceliyetten başlayan iki yıllık düzenlemesi önemlidir. KTK m.109 ayrıca tazminat yükümlülerinin birbirlerine rücu hakları için, yükümlülüğün tamamen yerine getirilmesi ve rücu edilecek kişinin öğrenilmesine bağlı iki yıllık süre öngörür.
Hangi hükmün uygulanacağı talebin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir. Hesap yapılırken ödeme tarihleri, takip ve dava tarihleri ile zamanaşımını etkileyen işlemler birlikte incelenir.
Bu nedenle “kazadan iki yıl geçti” veya “şirket iki yıl önce ödedi” ifadeleri tek başına yeterli değildir. Zamanaşımı savunması, doğru başlangıç tarihi belirlenerek süresinde ileri sürülmelidir.
İtirazdan Sonra Süreç Nasıl Devam Eder?
İcra takibine süresinde itiraz edilmesi, alacağın esasını kesin olarak çözmez. Sigorta şirketi talebini yargı yoluyla sürdürmek isteyebilir.
İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılabilir. Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı, zamanaşımı değerlendirmesi saklı olmak üzere devam edebilir.
İİK m.68’deki nitelikte belge bulunuyorsa, altı aylık süre içinde itirazın kaldırılması yolu da gündeme gelebilir. Her eksper raporu veya şirket hesap dökümü kendiliğinden bu nitelikte değildir.
Dava Dilekçesi Gelirse Cevap Süresi Ne Kadardır?
Dava dilekçesine cevap için genel süre, tebliğden itibaren iki haftadır. Ek süre imkânı ve sınırı, uygulanan yargılama usulüne göre değişir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna yönelik eksikliklerin giderilmesi, açıklama veya yeni inceleme talepleri de kural olarak raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde bildirilir. Bu süreler Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 127, 317 ve 281. maddeleri kapsamında değerlendirilir.
İtiraz Edildiği İçin Yüzde Yirmi Tazminat Ödenir Mi?
İtiraz etmek tek başına icra inkâr tazminatı doğurmaz. İtirazın iptali davasında talep, itirazın haksızlığı ve alacağın belirlenebilirliği gibi şartlar incelenir. Şartları oluşursa kanuni alt sınır yüzde yirmidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.10.2013 tarihli, E. 2012/18260, K. 2013/17157 sayılı kararında, işyeri sigortacısının rücu talebinde gerçek zararın araştırılması yargılama gerektirdiğinden alacak likit kabul edilmemiş ve icra inkâr tazminatı yönünden karar bozulmuştur.
Bu kararın önemi, eski dosyadaki tazminat oranında değil, likitlik şartının ayrıca incelenmesi gerektiğini göstermesindedir. Her rücu alacağının likit olmadığı veya her itirazda ek tazminat ödeneceği şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.
Hangi Mahkemeye Başvurulur Ve Arabuluculuk Gerekir Mi?
Sigorta şirketinin taraf olması, bütün uyuşmazlıkların aynı mahkemede görüleceği anlamına gelmez.
- Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi gündeme gelebilir.
- Sigorta sözleşmesi tüketici işlemi niteliğindeyse tüketici hukuku hükümleri değerlendirilir.
- Halefiyet taleplerinde, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki asıl ilişkinin niteliği önemlidir.
- İcra mahkemesine ait itirazın kaldırılması ve şikâyet işlemleri, alacağın esasına ilişkin davalardan farklıdır.
Ticari para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk değerlendirilmelidir. Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda ise 6502 sayılı Kanun’un 73 ve 73/A maddeleri ile istisnaları incelenir.
Arabuluculuk başvurusu, ödeme emrine yapılması gereken itirazın yerine geçmez. Ankara’da bulunmanız da başka şehirde açılan bir dosyanın kendiliğinden yetkisiz olduğu anlamına gelmez; yetki somut ilişkiye göre değerlendirilir.
İtiraz Süresi Kaçırıldıysa Ne Yapılabilir?
Sürenin geçirilmesi takip bakımından ciddi sonuç doğurabilir. Buna rağmen her dosyada bütün hukuki yolların kapandığı söylenemez.
Gecikmiş İtiraz Mümkün Mü?
İİK m.65, borçlunun kendi kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemediği belirli durumlarda gecikmiş itirazı düzenler.
Engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde, mazereti gösteren delillerle icra mahkemesine başvurulması gerekir. Kanundaki diğer şartlar ve paraya çevirme aşaması da incelenir. Bu yol, ödeme emrini önemsememek veya unutmak için genel bir telafi imkânı değildir.
Menfi Tespit Veya İstirdat Davası Açılabilir Mi?
Borcun bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası gündeme gelebilir. Ancak bu dava açılmasıyla birlikte icra takibini otomatik olarak durdurmaz.
İİK m.72’ye göre takipten önce ve sonra açılan davalarda tedbir imkânları farklıdır. Takipten sonra açılan davada, kanundaki şartlarla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir.
Takibe itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması nedeniyle borçlu olunmayan paranın ödenmek zorunda kalındığı durumlarda, aynı madde kapsamındaki istirdat davası için ödeme tarihinden başlayan bir yıllık süre ayrıca önemlidir.
Bu yolların farklarını menfi tespit davası rehberimizde inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Karşı Tarafın Kasko Şirketi Para İsterse Kendi Trafik Sigortam Karşılar Mı?
Talep, trafik sigortanızın kapsamındaki bir sorumluluğa ilişkinse poliçe limitleri ve diğer koşullar çerçevesinde sigortacınızın sorumluluğu değerlendirilir. Limit aşımı, kapsam dışı kalemler veya önceki ödemeler sonucu etkileyebilir.
Talebi kendi sigortacınıza bildirin; hangi kalemlerin karşılandığını yazılı olarak öğrenin. Mevcut trafik sigortası, icra ödeme emrini cevapsız bırakmak için gerekçe değildir.
Aracı Ben Kullanmıyordum, Yine De Benden Para İstenebilir Mi?
İstenebilir. Kendi trafik sigortacınızın rücu talebinde sözleşmedeki sıfatınız; karşı tarafın sigortacısının talebinde ise işletenlik ve diğer sorumluluk temelleri önemlidir.
Aracın bir başkasına verilmiş olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Buna karşılık sürücü, malik, işleten ve sigorta ettiren sıfatlarının birbirine karıştırılması da hatalı bir talebe yol açabilir.
Sigorta Şirketiyle Taksit Anlaşması Yapılabilir Mi?
Tarafların kabulüyle yapılabilir. Anlaşmada toplam borç, faiz, taksit tarihleri, gecikme sonuçları ve icra dosyasının nasıl kapatılacağı açıkça gösterilmelidir.
Taksit veya sulh belgesi borcun kabulü bakımından sonuç doğurabileceğinden, talebin dayanağı ve miktarı incelenmeden imzalanmamalıdır. Görüşmeler sürerken mevcut başvuru süreleri ayrıca korunmalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurmak İcra Takibini Durdurur Mu?
Sigorta Tahkim Komisyonu, icra ödeme emrine itirazın yapılacağı merci değildir. Komisyona başvuru, icra dairesine yapılması gereken itirazın yerine geçmez.
Sigortacınızdan karşılanmamış bir poliçe talebiniz varsa tahkim imkânı ayrıca değerlendirilebilir. Bunun koşulları Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesindeki çerçeveye göre incelenir.
Rücu Davası Ne Kadar Sürer?
Her dosya için geçerli tek bir sonuçlanma süresi yoktur. Tebligatlar, bilirkişi incelemesi, delillerin toplanması, mahkemenin iş yükü ve kanun yolu başvuruları süreyi etkiler.
Öncelikli mesele, dava süresini tahmin etmekten önce itiraz ve cevap sürelerini kaçırmadan gerekli belgeleri sunmaktır.
Sonuç: Talebin Dayanağını İnceleyin Ve Süreyi Koruyun
Sigorta şirketinin rücu talebiyle karşılaştığınızda üç konu birlikte değerlendirilmelidir: Talebin hukuki dayanağı, istenen tutarın doğruluğu ve başvuru süresi.
Kendi trafik sigortacınızın talebi ile karşı tarafın kasko şirketinin talebi farklı savunmalar gerektirebilir. Kusur oranı, alkol veya ehliyet durumu, olay yerinden ayrılma nedeni, ödeme belgeleri ve zamanaşımı dosyanın sonucunu etkileyebilir.
Ankara’da veya Türkiye’nin başka bir yerinde karşılaştığınız rücu talebinin somut belgeleriniz üzerinden değerlendirilmesi için iletişim ve randevu sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. İlk görüşmede talep yazısı veya ödeme emriyle birlikte tebligat kaydını ve poliçenizi hazır bulundurmanız değerlendirmeyi kolaylaştırır.



