Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

Muris Muvazaası: Mirastan Mal Kaçırma Davası

Blog12 Ekim 2026
Muris Muvazaası: Mirastan Mal Kaçırma Davası

Muris Muvazaası: Mirastan Mal Kaçırma

Anne veya babanızın sağlığında yaptığı bir taşınmaz devrini ölümünden sonra öğrenmiş olabilirsiniz. Tapuda satış görünen bu işlemde gerçekte para ödenmediğini, evin veya arsanın bir kardeşinize bağışlandığını düşünüyorsanız, muris muvazaası nedeniyle dava açılması gündeme gelebilir.

Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Şartları gerçekleştiğinde, miras hakkı zedelenen mirasçı tapu iptali ve tescil isteyebilir.

Ancak bir taşınmazın yalnızca bir çocuğa devredilmesi, satış bedelinin düşük görünmesi veya diğer mirasçıların işlemden haberdar edilmemesi tek başına davanın kabulünü sağlamaz. İşlemin gerçek niteliği, mirasbırakanın amacı ve bunları ortaya koyan deliller birlikte değerlendirilir.

Muris Muvazaası Nedir?

“Muris”, mirasbırakanı; “muvazaa” ise tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için oluşturdukları danışıklı işlemi ifade eder.

Örneğin bir baba, kızından mal kaçırmak amacıyla dairesini oğluna karşılıksız devretmek isteyebilir. Ancak tapuda bağış yerine satış yapılmış gibi işlem düzenlenir. Oğul da bu görünüşün oluşturulmasına katılır. Bu durumda görünürde bir satış, gerçekte ise gizlenen bir bağış vardır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi, sözleşmeler değerlendirilirken tarafların kullandıkları ifadelerden önce gerçek ve ortak iradelerinin esas alınmasını öngörür.

Muris muvazaasında görünürdeki satış gerçek iradeyi yansıtmadığı için; gizli taşınmaz bağışı ise gerekli resmî şekli taşımadığı için geçersizlik gündeme gelir. Bu uygulamanın temelini 01.04.1974 tarihli, 1974/1 E., 1974/2 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı oluşturur. Bu ilkeler, aşağıda açıklanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da benimsenmektedir.

Davanın Kabulü İçin Hangi Şartlar Aranır?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinde başlıca şu unsurlar araştırılır:

  • Mirasbırakanın tapuda kayıtlı taşınmazını devretmiş olması.
  • Görünürdeki işlem ile tarafların gerçek ve ortak iradesinin farklı olması.
  • Gerçekte bir bağışın başka bir işlem altında gizlenmesi.
  • Mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırma amacının bulunması.
  • Davacının mirasçılık sıfatının ve zedelenen miras hakkının bulunması.

Mirasbırakanın satış yapmaya ekonomik ihtiyacının bulunmaması önemli bir belirti olabilir. Bununla birlikte, bir kişinin ihtiyacı olmadığı hâlde gerçek bedel karşılığında mal satması hukuken mümkündür. Bu nedenle ekonomik ihtiyaç tek başına belirleyici değildir.

Muris Muvazaası Davasında Düşük Satış Bedeli Yeterli Mi?

Hayır. Tapuda gösterilen bedelle taşınmazın gerçek değeri arasındaki fark, diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Gerçek ödemenin yapılıp yapılmadığı, alıcının ödeme gücü, mirasbırakanın devirden sonraki davranışları ve tarafların ilişkileri de araştırılır. Karşılaştırmada özellikle devir tarihindeki gerçek değer önemlidir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.09.2026 tarihli, 2026/1826 E., 2026/6437 K. sayılı kararında, dosyada bir taşınmazın bakım, diğerinin altın karşılığında devredildiği kabul edilmiştir. Mal kaçırma iradesinin bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı onanmıştır. Bu karar, karşılığın ve devir amacının somut delillerle incelenmesi gerektiğini gösterir.

Hangi Devirler Bu Davaya Konu Olabilir?

Satış Gibi Gösterilen Taşınmaz Bağışları

Ev, arsa, tarla, işyeri veya taşınmaz payının gerçekte bağışlandığı hâlde satış gibi gösterilmesi, muris muvazaasının en sık karşılaşılan örneğidir.

Devralanın mutlaka mirasçı olması gerekmez. Eşe, toruna, geline, damada veya aile dışından bir kişiye yapılan devir de şartları varsa dava konusu olabilir.

Tapuda Açıkça Bağış Yapılmışsa

Tapuda işlem gerçekten bağış olarak düzenlenmişse, satış altında gizlenen bağıştan söz edilmez. Bu durumda muris muvazaasına ilişkin klasik tapu iptali yolu yerine, şartları varsa tenkis veya mirasta denkleştirme hükümleri değerlendirilir.

Her bağışın iptal edilebileceği veya mutlaka tenkise tabi olduğu söylenemez. Kazandırmanın niteliği, mirasçılık durumu ve saklı pay hesabı ayrıca incelenir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Yapılmışsa

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borcu karşılığında malvarlığı devrini içeren bir sözleşmedir. Gerçek bir bakım ilişkisi bulunması, mal kaçırma iddiasının değerlendirilmesini doğrudan etkiler. Bununla birlikte bakım sözleşmesi görünümü altında bağış gizlenmesi de mümkündür.

Sözleşme tarihinde mirasbırakanın hasta veya özel bakıma muhtaç olmaması, sözleşmenin kendiliğinden muvazaalı olduğu anlamına gelmez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.03.2014 tarihli, 2013/751 E., 2014/333 K. sayılı kararında bu ayrım açıkça yapılmıştır. Kurul, dosyadaki bakımın yerine getirildiğini ve temlikin gerçek amacının bakım sağlamak olduğunu değerlendirerek, davanın kabulüne ilişkin direnme kararını bozmuştur.

Taşınmaz Doğrudan Başkasının Adına Alınmışsa

Mirasbırakanın parasını ödediği bir taşınmazın doğrudan çocuğu veya eşi adına satın alınması, kendi tapulu taşınmazını sonradan devretmesinden farklıdır. Böyle bir olayda klasik muris muvazaası uygulamasının koşulları ayrıca sorgulanmalıdır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.09.2026 tarihli, 2026/4222 E., 2026/6199 K. sayılı kararında, taşınmazın mirasbırakan adına tapuda kayıtlı olmadığı ve onun yaptığı bir satış bulunmadığı değerlendirilmiştir. Tenkis yönünden de gerekli karşılıksız kazandırma ispatlanamadığından ret kararı onanmıştır. Bu karar, alternatif talebin de kendi şartlarıyla kanıtlanması gerektiğini gösterir.

Para, Araç Ve Şirket Payı Devredilmişse

1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına dayanan klasik muris muvazaası uygulaması, tapulu taşınmaz devirlerine ilişkindir.

Banka transferi, araç devri veya şirket payı kazandırması aynı hukuki kalıba otomatik olarak yerleştirilemez. İşlemin niteliğine göre genel muvazaa, tenkis, denkleştirme veya başka talepler araştırılmalıdır. Bu mallar bakımından hak arama yolunun bulunmadığı sonucuna varılmamalıdır.

Davayı Kimler Açabilir?

Miras hakkı zedelenen yasal veya atanmış mirasçılar dava açabilir. Saklı pay sahibi olmak zorunlu değildir. Bu yönüyle muris muvazaası, tenkis davasından ayrılır.

Çocuklar, sağ kalan eş veya miras sırasına göre hak sahibi olan diğer kişiler davacı olabilir. Ancak yalnızca akrabalık ilişkisi yeterli değildir; somut olayda mirasçılık sıfatının bulunması gerekir.

Örneğin torunun doğrudan dava açma hakkı, kendi anne veya babasının mirasbırakana göre durumuna bağlıdır. Mirasın reddi, mirastan feragat veya mirasçılıktan çıkarma gibi işlemler de dava hakkını etkileyebilir.

Mirasçıları ve paylarını belirlemek için mirasçılık belgesi incelenir. Belgenin alınmasına ilişkin ayrıntılar için veraset ilamı ve mirasçılık belgesi rehberimize bakabilirsiniz.

Diğer Mirasçılar Katılmadan Dava Açılabilir Mi?

Mirasçı, kendi miras payı oranında tapu iptali ve adına tescil istiyorsa tek başına dava açabilir. Diğer mirasçıların aynı davaya katılması kural olarak zorunlu değildir.

Buna karşılık taşınmazın tamamının terekeye döndürülmesi talebi, miras ortaklığının temsili ve tarafların davaya katılımı bakımından farklı değerlendirilir. Diğer mirasçıların katılımı veya muvafakati ya da tereke temsilcisi üzerinden davanın yürütülmesi gerekebilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.11.2012 tarihli, 2012/10110 E., 2012/13814 K. sayılı kararında, dava dışı mirasçılar bulunmasına rağmen bu koşullar sağlanmadan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Bu nedenle dilekçede “kendi payıma tescil” ile “taşınmazın terekeye döndürülmesi” talepleri dikkatle ayrılmalıdır.

Mal Kaçırma Amacı Nasıl İspatlanır?

Muris muvazaasını ileri süren davacı, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Mahkeme yalnızca aile içindeki adaletsizlik duygusuna dayanarak tapuyu iptal etmez.

Devir sürecini ortaya koyabilecek deliller şunlardır:

  • Tapu kayıtları, resmî senetler ve önceki devir belgeleri.
  • Ödeme, banka transferi ve hesap hareketleri.
  • Devralanın işlem tarihindeki gelir ve malvarlığı kayıtları.
  • Mirasbırakanın borçları, gelirleri ve satış nedenine ilişkin belgeler.
  • Devir tarihindeki değeri belirleyen keşif ve bilirkişi incelemesi.
  • İşlemi veya aile ilişkilerini doğrudan bilen tanıklar.
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar ve yazışmalar.
  • Bakım savunması varsa sağlık, bakım ve gider belgeleri.
  • Diğer mirasçılara yapılan kazandırmaların kayıtları.

Miras hakkına dayanarak muvazaa ileri süren mirasçı, işlemin tarafı konumunda olmadığından tanık delilinden de yararlanabilir. HMK m. 203/1-d, üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları bakımından tanık dinlenmesine olanak tanır.

Tanığın “mal kaçırılmıştır” demesi yerine, hangi olayı ne zaman gördüğünü veya duyduğunu açıklaması önemlidir. Ödeme yapılmadığına, mirasbırakanın açıklamalarına veya taşınmazın kullanımına ilişkin doğrudan bilgiler daha somut bir değerlendirme sağlar.

Bakım Ve Minnet Savunması Davayı Etkiler Mi?

Evet. Mirasbırakanın kendisine uzun süre bakım ve destek sağlayan kişiye yaptığı devir, dosyanın koşullarına göre gerçek bir karşılık ilişkisi içinde değerlendirilebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.01.2020 tarihli, 2017/1247 E., 2020/47 K. sayılı kararında çoğunluk; mirasbırakana ve eşine sağlanan özel bakım ve desteği dikkate almıştır. Somut olayda hizmetin karşılık olarak değerlendirilmesini uygun bulmuş ve davanın reddine ilişkin direnme kararını onamıştır.

Bu karar, her bakım iddiasının kabul edileceği anlamına gelmez. Bakımın kapsamı, süresi, tarafların savunmaları ve diğer deliller birlikte incelenir. Aynı şekilde mirasbırakanın başka mallarının bulunması veya diğer çocuklara da kazandırma yapması, tek başına davayı sonuçlandırmaz.

Dava Ne Zaman Açılır? Zamanaşımı Var Mı?

Muris muvazaasına dayalı dava hakkı mirasbırakanın ölümüyle doğar. Anne veya baba hayattayken, yalnızca gelecekteki miras beklentisine dayanılarak bu dava açılamaz.

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi, yerleşik Yargıtay uygulamasında zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Devrin üzerinden yıllar geçmiş olması tek başına bu talebi ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte beklemek pratik riskler doğurur: Tanıklara ulaşmak zorlaşabilir, ödeme kayıtları kaybolabilir veya taşınmaz üçüncü kişilere devredilebilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.02.2010 tarihli, 2009/10655 E., 2010/1248 K. sayılı kararı, ölümle dava hakkının doğmasını ve tapu iptali talebinde süre bulunmamasını açıklamaktadır. Aynı kararda sonraki malikin iyi niyeti de incelenmiştir.

Bu süre kuralı, tenkis veya her türlü tazminat talebi için geçerli değildir.

Muris Muvazaası İle Tenkis Davası Arasındaki Fark Nedir?

KonuMuris Muvazaasına Dayalı Tapu İptaliTenkis
Temel meseleGörünürdeki işlem altında gizlenen bağış ve mal kaçırma amacıSaklı payı zedeleyen kazandırma
DavacıMiras hakkı zedelenen mirasçı; saklı pay şartı aranmazKural olarak saklı payı zedelenen mirasçı
TalepTalep kapsamına göre tapu iptali ve tescilSaklı pay ihlalinin giderilmesi
SüreTapu iptali ve tescil talebinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanmazTMK m. 571’deki hak düşürücü süreler uygulanır

Türk Medeni Kanunu’nun 560, 565 ve 571. maddeleri, tenkis bakımından temel düzenlemelerdir.

Tenkis davası açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Ayrıca vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıllık üst süre vardır. Kanunda özel başlangıç düzenlemeleri de bulunduğundan, somut tarihler ayrıca kontrol edilmelidir.

Şartları uygunsa aynı dilekçede önce muris muvazaasına dayalı tapu iptali, bu talep kabul edilmezse tenkis istenebilir. Ancak alternatif talep yazılması, tenkisin süre ve ispat koşullarını ortadan kaldırmaz.

Dava Kime Karşı Ve Hangi Mahkemede Açılır?

Tapu iptali ve tescil talebi, kural olarak dava tarihinde tapuda malik görünen kişi veya kişilere yöneltilir. Taşınmazın sonraki devirleri varsa tapu geçmişi mutlaka incelenmelidir.

Bedel veya tazminat talebinde ise sorumlu tutulabilecek kişiler ayrıca belirlenir. Yalnızca ailede mal kaçırdığı düşünülen kişiyi davalı göstermek her talep için yeterli olmayabilir.

Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Birden fazla taşınmaza ilişkin davalarda HMK m. 12/3 ayrıca değerlendirilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2 ve 12. maddeleri.

Ankara’da oturmanız veya mirasbırakanın Ankara’da yaşamış olması, başka ildeki bir taşınmaz için Ankara mahkemelerini kendiliğinden yetkili hâle getirmez. Ankara içindeki taşınmazlarda da ilgili ilçenin adli yargı çevresi kontrol edilmelidir.

Arabuluculuk Zorunlu Mu?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası, sırf miras uyuşmazlığı olması nedeniyle zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.

Buna karşılık taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk şartı vardır. Bu ayrım 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde düzenlenmiştir.

Dolayısıyla tapu iptali davasıyla, tapu payları belirlendikten sonra açılabilecek ortaklığın giderilmesi davası aynı başvuru koşullarına sahip değildir.

Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalı?

İlk değerlendirme için şu bilgileri bir araya getirmeniz yararlı olur:

  1. Mirasbırakanın ölüm tarihi ve mirasçılık belgesi.
  2. Taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve varsa bağımsız bölüm bilgileri.
  3. Bilinen devir tarihleri ve devralan kişiler.
  4. Mevcut tapu ve işlem belgeleri.
  5. Ödeme yapılmadığı iddiasını destekleyen bilgiler.
  6. Tanıkların adları ve hangi olayları bildikleri.
  7. Bakım, borç veya aile içi kazandırmalara ilişkin belgeler.
  8. Daha önce açılmış davalar, anlaşmalar veya feragat belgeleri.

Her belgeyi dava açılmadan önce kişisel olarak temin etmeniz mümkün olmayabilir. Erişilemeyen belgelerin hangi kurumda bulunduğu belirtilerek mahkemeden getirtilmesi istenebilir.

Mirasbırakanın malvarlığının kapsamı bilinmiyorsa, terekenin tespiti süreci ayrıca değerlendirilebilir. Ancak terekenin tespit edilmesi, tartışmalı devri kendiliğinden iptal etmez ve tapu iptali davasının yerine geçmez.

Dava Süreci Nasıl İlerler?

Dava dilekçesinde tartışmalı devirler, mal kaçırma iddiasını destekleyen olaylar, deliller ve talep edilen sonuç açıkça belirtilir. Ardından genel olarak:

  • Dilekçeler karşılıklı tebliğ edilir.
  • Ön incelemede uyuşmazlık ve usul meseleleri belirlenir.
  • Tapu, banka ve diğer kurum kayıtları getirtilir.
  • Tanıklar dinlenir.
  • Gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır.
  • Deliller değerlendirilerek karar verilir.
  • Koşulları varsa istinaf ve temyiz incelemesi yapılır.

Hâkim hukuki nitelendirmeyi yapabilir; ancak kural olarak talep sonucuyla bağlıdır. Bu nedenle tescil, tenkis ve bedel taleplerinin doğru kurulması önemlidir.

Dava Kaç Yıl Sürer?

Bütün dosyalar için geçerli bir süre yoktur. Taşınmaz ve taraf sayısı, eski kayıtların temini, yurt dışı tebligatları, tanıklar, bilirkişi incelemeleri ve kanun yolları süreyi etkiler.

İstinaf süresi kural olarak kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyize açık bölge adliye mahkemesi kararlarında temyiz süresi de kural olarak iki haftadır. Her karar temyize açık olmadığından kararın niteliği, değeri ve uygulanacak kesinlik sınırı ayrıca kontrol edilir.

Taşınmazın Yeniden Satılması Önlenebilir Mi?

Dava açılması taşınmazın devrini kendiliğinden engellemez. Yeni bir devir nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya ciddi zarar doğması riski varsa ihtiyati tedbir istenebilir.

Mahkeme tedbir koşullarını değerlendirir; teminat yatırılmasını isteyebilir. Talep edilmesi, tedbirin mutlaka verileceği anlamına gelmez.

Tedbir kararı verildikten sonra uygulanması da takip edilmelidir:

  • HMK m. 393 uyarınca uygulama, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir.
  • Tedbir dava açılmadan önce alınmışsa, HMK m. 397 uyarınca uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalı ve ilgili belgelendirme işlemleri tamamlanmalıdır.

Bu sürelerin kaçırılması tedbirin kendiliğinden kalkmasına yol açabilir.

Taşınmaz Üçüncü Kişiye Satılmışsa Ne Olur?

Sonraki alıcının durumu önemlidir. TMK m. 1023, tapu kaydına iyi niyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımını korur. Yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi ise TMK m. 1024 gereğince bu korumadan yararlanamaz.

Akrabalık, tarafların ilişkileri, devir bedeli, ödeme kayıtları ve taşınmazın kullanımı değerlendirilir. Tek bir belirti üzerinden otomatik sonuç çıkarılmaz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.03.2026 tarihli, 2025/3903 E., 2026/2323 K. sayılı kararında, son alıcının banka ödeme kayıtları ve mirasbırakanın kiracı olarak kalmasına ilişkin kira ödemeleri dikkate alınmıştır. Son malikin iyi niyetli kabul edildiği ret kararı onanmıştır.

Tapu Geri Alınamazsa Bedel İstenebilir Mi?

Şartları varsa sorumlu kişiye karşı bedel veya tazminat talebi değerlendirilebilir. Ancak tapu iptali talebi kendiliğinden tazminat talebine dönüşmez. Talebin, davalının, hesaplama yönteminin ve süre rejiminin ayrıca belirlenmesi gerekir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.09.2012 tarihli, 2012/5231 E., 2012/10192 K. sayılı kararı, muris muvazaasına bağlı tazminat talebindeki zamanaşımını ayrı değerlendirmiştir. Karar eski Borçlar Kanunu hükümlerine dayanır; tapu iptali talebindeki süresizlik kuralının tazminata doğrudan uygulanamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.

Dava Kazanılırsa Taşınmazın Tamamı Geri Alınır Mı?

Sonuç, talebin kapsamına bağlıdır. Yalnızca kendi miras payınız için dava açtıysanız, kabul kararı kural olarak o pay oranında iptal ve adınıza tescile yönelir. Davaya katılmayan bütün mirasçıların paylarının da otomatik olarak tescil edileceği varsayılmamalıdır.

Tapu iptali ve tescil kararı, taşınmazı fiziksel olarak bölmez veya mirasçılar arasındaki kullanım anlaşmazlığını kendiliğinden çözmez. Gerekirse paylaşma ya da ortaklığın giderilmesi süreci ayrıca yürütülür.

Taşınmazın geçmiş kullanımından dolayı ecrimisil istenmesi de ayrı koşullara bağlıdır. Tapu iptalinin kabulü, her dönem için otomatik kullanım bedeli alınacağı anlamına gelmez.

Dava Açmadan Önce Somut Olay Nasıl Değerlendirilmelidir?

Muris muvazaası davasında temel soru, mirasbırakanın gerçek bir satış veya bakım ilişkisi mi kurduğu, yoksa bağışı gizleyerek mirasçılarından mal mı kaçırdığıdır. Bu soruya tapu geçmişi, ödeme kayıtları, aile ilişkileri, bakım olgusu ve diğer kazandırmalar birlikte incelenerek cevap verilir.

Dava açmadan önce mirasçılık sıfatının, doğru davalıların, talebin kapsamının, alternatif taleplerin sürelerinin ve muhtemel masrafların belirlenmesi gerekir. Hiçbir tek belge veya aile içi anlatım tek başına başarı garantisi vermez.

Ankara’da veya Türkiye’nin başka bir yerindeki taşınmaz devri hakkında somut değerlendirme için, elinizdeki mirasçılık belgesi, tapu bilgileri ve devir belgeleriyle hukuk büromuzun iletişim sayfası üzerinden görüşme talebinizi iletebilirsiniz.

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası