Destekten Yoksun Kalma Tazminatı 2026 Güncel

Destekten yoksun kalma tazminatı, kazada veya herhangi bir olayda bir kişinin ölümünden dolayı, geride kalanların maddi kayıplarını karşılamak için ödenen bir tazminattır. Bu tür tazminatlar, özellikle kazalarda, iş kazalarında veya trafik kazalarında sıkça gündeme gelir. Tazminat, ölen kişinin ailesinin, özellikle eşinin, çocuklarının, anne ve babalarının, ölen kişi tarafından sağlanan maddi desteği kaybetmesi nedeniyle talep edilebilen bir haktır. 2026 yılı itibarıyla, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması ve başvurulması süreci de önemli değişikliklere uğramaktadır. Bu yazıda, destekten yoksun kalma tazminatı hakkında bilmeniz gereken her şey detaylı bir şekilde ele alınacak, başvuru süreci, hesaplama yöntemleri, ve hukuki haklar açıklanacaktır.
İçindekiler
ToggleDestekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir? Kimler Alabilir ve Nasıl Hesaplanır? (2026)
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin yakınlarının, ölen kişinin sağladığı maddi desteği kaybetmesi durumunda, bu kaybı telafi etmek amacıyla ödenen bir tazminat türüdür. Bu tazminat, genellikle ölüm nedeniyle açılan davalarda gündeme gelir. Örneğin, bir trafik kazasında hayatını kaybeden bir kişinin eşi ve çocukları, ölümden sonra destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesine göre; bir kimsenin ölümü halinde, desteğinden yoksun kalan kişilerin maddi zararlarının tazmini mümkündür.
TBK MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
- Cenaze giderleri.
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
- Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatına Kimler Hak Kazanır?
Kanun koyucu, tazminat talep edebilecek kişileri sınırlı bir liste halinde sunmamıştır. Temel prensip, ölenin sağlığında fiilen destek olduğu veya ölüm gerçekleşmeseydi gelecekte destek alması muhtemel olan herkesin bu davayı açabilmesidir. Ancak uygulamada ispat yükü açısından iki temel ayrım yapılmaktadır.
Destek Karinesinden Yararlanan Kişiler
Bazı aile bireyleri arasındaki destek ilişkisi, hayatın olağan akışı ve toplumsal kabuller gereği “karine” olarak kabul edilir. Bu kişilerin, ölenle aralarındaki ekonomik bağı ispatlamalarına gerek yoktur; sadece yakınlık derecelerini belgelemeleri yeterlidir.
Eşler: Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirine sadakat ve yardım yükümlülüğü (TMK m. 185) gereği, birbirlerine koşulsuz destek oldukları kabul edilir.
Çocuklar: Anne ve babanın çocuklarına karşı bakım ve eğitim yükümlülüğü tartışmasızdır. Çocuklar, eğitim durumlarına göre belirli yaşlara kadar desteğe muhtaç kabul edilirler.
Anne ve Baba: Çocukların ileride anne ve babalarına bakacakları, Türk aile yapısında ve Yargıtay içtihatlarında güçlü bir karine olarak yerleşmiştir. Anne ve babanın varlıklı olması veya başka çocuklarının bulunması bu hakkı ortadan kaldırmaz.
Fiili Desteği İspat Etmesi Gereken Diğer Kişiler
Karine kapsamında olmayan ancak ölüm nedeniyle ekonomik bir kayba uğrayan kişiler de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Ancak bu kişilerin, ölenin sağlığında kendilerine düzenli ve sürekli yardımda bulunduğunu somut delillerle kanıtlamaları şarttır.
Nişanlılar ve Sevgililer: Birlikte yaşayan ve birbirine maddi destek sağlayan sevgililer veya nikahsız eşler, bu desteğin mevcudiyetini ispatladıklarında tazminat alabilirler.
Kardeşler: Kardeşler arasında otomatik bir destek karinesi yoktur; ancak ölen kardeşin diğerine düzenli harçlık vermesi, okul masraflarını karşılaması veya engelli kardeşiyle ilgilenmesi gibi durumlar ispatlanırsa tazminat hakkı doğar.
Bursiyerler ve Bakım Altındaki Üçüncü Kişiler: Ölen kişinin düzenli olarak burs verdiği bir öğrenci veya sürekli yardım ettiği bir arkadaşı dahi, “destek” ilişkisini ispatlayarak dava açabilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Şartları
Bu tazminatın talep edilebilmesi için doktrin ve yargı kararlarıyla istikrar kazanmış belirli şartların varlığı aranmaktadır. Bu şartlar gerçekleşmeden açılacak davalar, haksız fiil sabit olsa dahi esastan reddedilme riskiyle karşı karşıyadır.
Ölüm Olayının Gerçekleşmesi ve Nedensellik Bağı
Tazminatın en temel şartı bir ölüm olayının vuku bulmuş olmasıdır. Ölüm, haksız fiilin işlendiği anda gerçekleşebileceği gibi, eylemin etkisiyle daha sonraki bir tarihte de meydana gelebilir. Burada kritik olan husus, haksız fiil ile ölüm arasında uygun illiyet bağının (nedensellik bağı) bulunmasıdır. Eğer ölüm, haksız fiilden bağımsız, bambaşka bir nedenle (örneğin kronik bir hastalık) gerçekleşmişse, failin sorumluluğu ortadan kalkabilir. Ancak ölüm eylemden hemen sonra gerçekleşmemişse, ölüm anına kadar geçen süredeki tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybı da tazminatın kapsamına dahil edilir.
Desteğin Bakım Gücü ve Bakım İhtiyacı
Destek sayılabilmenin en önemli kriterlerinden biri, ölen kişinin sağlığında bir başkasına yardım edebilecek “bakım gücüne” sahip olmasıdır. Bakım gücü; para, mal veya hizmet üretme kapasitesini ifade eder. Örneğin, ağır düzeyde zihinsel engelli olan veya Down sendromu gibi nedenlerle sürekli başkasının bakımına muhtaç olan bir bireyin, ileride ailesine destek olacağı varsayımı kabul edilmemektedir. Buna karşın, desteğin mutlaka yüksek bir gelire sahip olması gerekmez; ev işlerini yaparak ailesine katkı sağlayan bir ev kadınının dahi hizmet edebilirliği para ile ölçülebilir bir mali imkan teşkil eder ve bakım gücü kapsamında değerlendirilir.
Aynı şekilde, tazminat talep edenin de bir “bakım ihtiyacı” içinde olması gerekir. Bakım ihtiyacı, mutlaka yoksulluk derecesinde bir muhtaçlık değildir. Kişinin, desteğin yardımı olmaksızın sosyal seviyesine uygun yaşam tarzını sürdüremeyecek olması, hukuk önünde bakım ihtiyacı olarak tanımlanır. Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, tazminat isteyenin zengin olması veya kendi gelirinin bulunması, desteğin ölümünden dolayı uğradığı ekonomik eksilmenin giderilmesini talep etmesine engel değildir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Hesaplanması
Tazminatın hesaplanması, bir avukatın tecrübesinin en çok ön plana çıktığı, salt hukuk bilgisinin ötesinde aktüeryal tekniklere vakıf olmayı gerektiren bir alandır. Hesaplama, desteğin ve hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin, gelirin ve destek paylarının birleşiminden oluşur.
Yaşam Tabloları ve Bakiye Ömür Tespiti
Hesaplamanın ilk adımı, tarafların ne kadar süre daha yaşayacaklarının (muhtemel yaşam süresi) belirlenmesidir. Bu noktada Yargıtay uygulamalarında köklü bir değişim yaşanmıştır.
PMF-1931 Tablosu: Uzun yıllar boyunca Fransız nüfus verilerine dayanan bu tablo kullanılmıştır. Ancak güncel yaşam standartlarını yansıtmadığı gerekçesiyle yerini daha modern verilere bırakmaktadır.
TRH-2010 Tablosu (Ulusal Mortalite Tablosu): Hazine Müsteşarlığı ve üniversitelerin ortak çalışmasıyla hazırlanan, Türkiye’nin güncel ölüm verilerini içeren bu tablo, artık yargılamalarda esas alınmaktadır. Ülke gerçeklerine daha uygun olması nedeniyle tazminat tutarlarını daha gerçekçi seviyelere çekmektedir.
Gelirin Belirlenmesi ve Aktif/Pasif Dönem Ayrımı
Hesaplamada desteğin kaza tarihindeki net geliri esas alınır. Gelir belgelenebiliyorsa gerçek ücret, belgelenemiyorsa asgari ücret üzerinden işlem yapılır. Desteğin 60 yaşına kadar aktif çalışacağı, 60 yaşından sonra ise pasif (emeklilik) dönemine gireceği varsayılır. Pasif dönemde dahi asgari ücret seviyesinde bir katkı sağladığı kabul edilerek hesaplama devam ettirilir.
Destek Paylarının Dağılımı ve Aktarma Kuralı
Desteğin toplam geliri, kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında belirli oranlarda bölüştürülür. Bu bölüştürme işleminde “pay” yöntemi kullanılır. Genellikle desteğin kendisine 2 pay, eşine 2 pay ve çocuklarının her birine 1 pay ayrılır.
Zarardan Yapılan İndirimler ve Denkleştirme İşlemleri
Hesaplanan brüt tazminat tutarı, haksız fiil sorumlusunun ödeyeceği nihai miktar değildir. Hukukumuzda “zenginleşme yasağı” gereği, ölüm nedeniyle hak sahiplerinin elde ettiği bazı avantajların veya zararın artmasına neden olan durumların mahsup edilmesi gerekir.
Yeniden Evlenme Şansı İndirimi
Eşi vefat eden sağ kalan eşin, yaşamı boyunca yeniden evlenme ihtimali bir indirim sebebidir. Bu oran belirlenirken eşin kaza tarihindeki değil, tazminatın hesaplandığı tarihteki yaşı ve çocuk sayısı dikkate alınır. AYİM ve Moser gibi tablolar kullanılarak yapılan bu indirimlerde, eşin çocuğu olması durumunda evlenme şansının azaldığı kabul edilerek indirim oranından %5’lik düşüşler yapılır.
Yetiştirme Giderleri ve Sosyal Güvenlik Ödemeleri
Çocukların ölümü durumunda, anne ve babanın tazminatından, çocuğun yaşasaydı yapılacak olan beslenme, eğitim ve barınma giderleri (yetiştirme giderleri) indirilir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hak sahiplerine bağlanan ve sorumlulara rücu edilebilen gelirlerin peşin sermaye değerleri de zarardan düşülür. Ancak rücu edilemeyen ödemeler (örneğin Emekli Sandığı aylıkları veya şahsi hayat sigortası poliçeleri) tazminattan indirilmez.
Kusur İndirimi ve Müterafik Kusur
Eğer desteğin ölümünde kendi kusuru varsa, bu kusur oranı tazminattan indirilir. Ancak trafik sigortası (ZMMS) kapsamında, desteğin tam kusurlu olması halinde dahi yakınlarının tazminat hakkının bulunduğu yönündeki Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları, vatandaşın mağduriyetini büyük ölçüde önlemektedir. Hak sahibinin kendi kusuruyla zararın artmasına neden olması (örneğin kaza yapan araçta kask takmamak veya emniyet kemeri bağlamamak) durumunda ise müterafik kusur indirimi yapılır.
Trafik Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Anayasa Mahkemesi’nin Kritik İptalleri
Trafik kazaları, destekten yoksun kalma davalarının en sık görüldüğü alandır. Bu alanda 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan hukuki gelişmeler, tazminatın hesaplanma mantığını temelden sarsmıştır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. ve 92. maddelerinde yapılan bazı düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından iptal edilmiştir.
Bu iptal kararlarının en önemli sonucu, sigorta şirketlerinin kendi “Genel Şartlar” düzenlemeleriyle getirdikleri ve tazminatı düşük çıkaran hesaplama yöntemlerinin ortadan kalkmasıdır. Artık tazminat hesaplarında “gerçek zarar” ilkesi ve Borçlar Kanunu hükümleri birincil rehberdir. Özellikle tazminatın bugünkü değerine indirgenmesinde kullanılan %2’lik sabit teknik faiz oranının iptali, tazminat miktarlarında hak sahipleri lehine ciddi artışlar sağlamıştır.
İş Kazası Sonucu Ölüm ve İşverenin Sorumluluğu
Bir işçinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu vefat etmesi durumunda, destekten yoksun kalma tazminatı davası işverene karşı açılır. Bu davalar, niteliği gereği İş Mahkemelerinde görülür ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı (kusur tespiti) davanın merkezinde yer alır. İş kazalarında tazminat, sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil hükümlerine dayanır. SGK’nın iş kazası geliri bağlaması durumunda, bu gelirin rücu edilebilir kısmı tazminattan mahsup edilerek bakiye zarar belirlenir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İçin Başvuru Süreci
Destekten yoksun kalma tazminatına başvurmak için, genellikle bir avukat ile çalışmak gereklidir. Bu süreç, tazminat talepleri ile ilgili hukuki belgelerin hazırlanması ve yasal başvuruların yapılması için oldukça önemlidir. Aşağıdaki adımlar izlenerek başvuru yapılabilir:
- Dava Açma: Ölen kişinin yakınları, tazminat talebiyle ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi‘ne başvurabilirler.
- Hesap Bilirkişi Raporu: Ölen kişinin gelir durumunu ve destekten yoksun kalmanın kapsamını belirlemek için, uzman bir bilirkişi raporu talep edilebilir. Bu rapor, tazminatın ne kadar olacağı konusunda mahkemeye yardımcı olur.
- Dava Sonuçları: Mahkeme, gerekli belgeleri ve raporları inceledikten sonra tazminat miktarını belirler ve ödeme yapılmasına karar verir. Eğer tazminat ödemeleri yapılmazsa, icra takibi başlatılabilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası Zamanaşımı
Destekten yoksun kalma tazminatına başvurmak için belirli bir zaman dilimi içinde dava açılması gerekmektedir. Zamanaşımı süresi, ölen kişinin kazasının veya ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre, ölüm tarihinden itibaren geçerli olup, eğer zamanaşımı süresi dolarsa, tazminat talep edilemez. Bu nedenle, tazminat hakkı kaybolmadan önce, ilgili hukuki işlemler başlatılmalı ve gerekli belgelerle başvurular yapılmalıdır. Zamanında başvurulmaması, mağdurun hak kaybına uğramasına sebep olabilir.
TBK MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yetkili ve Görevli Mahkeme
Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davada yetkili mahkeme ise genel hükümler uyarınca kural olarak davalının bulunduğu yer mahkemesidir.
Sonuç: Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Önemi ve Hukuki Süreç
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin geride kalan aile üyeleri için önemli bir hukuki haktır. 2025 yılı itibarıyla, tazminat hesaplama süreci ve başvuru aşamaları konusunda önemli değişiklikler yaşanabilir. Bu tazminat, ölen kişinin gelir kaybını telafi etmeyi amaçlarken, aynı zamanda geride kalanların yaşam standartlarını iyileştirmeyi hedefler. Aile üyelerinin bu tazminattan yararlanabilmesi için doğru hukuki adımlar atılmalı ve gerekli belgelerle birlikte başvurular yapılmalıdır.
Yasal süreçleri doğru şekilde izlemek ve tazminatın en yüksek düzeyde alınmasını sağlamak için hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır. Geride kalanların, destek kaybını telafi etmek adına, hukuki haklarını savunmaları gerekmektedir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yargıtay Kararları
T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2014/24006 K. 2016/6479 T. 26.5.2016
• TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİ
ÖZET : Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Davaya konu olan olayda, davacıların desteğinin kullandığı motosiklete kasksız bindiği, motosikletin kendisini çeken aracın halatının dolanması sebebiyle ölümlü trafik kazasının gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Desteğin motosiklete kasksız olarak binmiş olması halinde zarar görenin müterafik kusuru kabul edilmeli ve bu sebeple de belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılması zorunludur.Bu itibarla tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekir.Hatır üzerine yapılan işlerin bir menfaat karşılığı olmadığı gözetilerek mahkemece dava dışı şahsın sürücüsü olduğu aracın halatla bağlı olan desteğin bulunduğu motorsikletin çekilmesi sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu desteğin vefat etmesi olayında yapılan işin hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için yapılan işin kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, hususları araştırılmalıdır.
DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR : Davacılar vekili, davacılardan …’nın eşi diğerlerinin babası olan …’ın maliki ve sürücüsü olduğu motorsikletin, davalının trafik sigorta şirketi olduğu araç ile halatla bağlı olarak çekilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında …’ın vefat ettiğini belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutularak toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21.6.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davacılardan … için 143.836,70 TL, … için 20.354,61 TL ve … için 34.326,84 TL olmak üzere toplam 198.518,15 TL ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 4.7.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla ) davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ölümlü iki taraflı trafik kazası sebebiyle desteğin sürücüsü olduğu aracın trafik sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1- )6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52/1. maddesi hükmüne göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Davaya konu olan olayda, davacıların desteğinin kullandığı motosiklete kasksız bindiği, motosikletin kendisini çeken aracın halatının dolanması sebebiyle meydana gelen trafik kazasında desteğin, trafik kazası ile husulü mümkün künt travmadan gelişen kafatası kemiği kırıkları ile birlikte beyin kanamasına bağlı komplikasyonlar sonucu vefat ettiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Desteğin motosiklete kasksız olarak binmiş olması halinde 6098 Sayılı BK’nın 52. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru kabul edilmeli ve bu sebeple de belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılması zorunludur. Bu itibarla somut olayda yukarda anılan kanun maddesi gereğince tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
2- ) Hatır üzerine yapılan işler bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi yapılan işlerde ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 Sayılı Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, davalının savunmaları üzerinde durularak, ceza mahkemesi dosyası da değerlendirilerek, mahkemece dava dışı şahsın sürücüsü olduğu aracın halatla bağlı olan desteğin bulunduğu motorsikletin çekilmesi sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu desteğin vefat etmesi olayında yapılan işin hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için yapılan işin kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar araştırılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Hakim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan ( 1 ) ve ( 2 ) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17. Hukuk Dairesi 2014/20408 E. , 2017/2550 K. “İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili, davacıların muris…’nin yolcu olarak içinde bulunduğu trafik sigortası bulunmayan araçla meydana gelen tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek müvekkili … için (vefat edenin eşi) 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için (vefat edenin kızı) 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, Hanım için (vefat edenin kızı) 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, …. için (vefat edenin kızı) 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, …. için (vefat edenin oğlu) 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, Fesih için (vefat edenin oğlu) 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, …. için (vefat edenin oğlu) 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 6.000 TL tazminatın tahsilini istemiş, ıslahla taleplerini artırmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre;Davacı …’in kendi adına destekten yoksun kalma tazminatı talebinin K.T.K’nın 108. Ve Fon Yönetmeliğinin 8/b, 5/c ve 17. maddeleri gözönüne alınarak alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, 6098 sayılı TBK’nun 53. maddesi (818 sayılı BK’nun 45/2. md.) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK’nun 53. maddesine (818 sayılı BK’nun 45/2. md.) dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında davacılardan 1995 doğumlu murisin kız….’ın kaza tarihinde 17 yaşında olduğu 07.11.2012 tarihinde evlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde, anılan davacının destekten yoksunluk zararı kaza tarihinden evlenme tarihine kadar olan sürede meydana gelen zarardır. Bu durum gözetilmeksizin davacı … için 22 yaşına kadar destek hesaplaması yapan aktüer raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sık Sorulan Sorular (S.S.S.)
1- Destekten yoksun kalma tazminatını kimler alabilir?
Ölen kişinin eşi, çocukları, anne ve babası başta olmak üzere, düzenli olarak maddi destek aldığı tüm yakınlar bu tazminatı talep edebilir.
2- Destekten yoksun kalma tazminatı kaç para?
Tazminat miktarı sabit değildir. Ölen kişinin yaşı, gelir düzeyi, destek süresi ve destek oranı dikkate alınarak belirlenir. Uygulamada genellikle 1.000.000 TL ile 3.000.000 TL arasında değişebilir.
3- Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?
Bilirkişi tarafından, ölenin gelirine, yaşam süresine, destek olunan kişilerin yaşına ve destek oranına göre hesaplama yapılır. Hesaplama yöntemi, aktif çalışma dönemi ve pasif destek süresi ayrımını da içerir.
4- Destekten yoksun kalma tazminatı için zamanaşımı süresi ne kadardır?
Türk Borçlar Kanunu’na göre bu tür haksız fiillere dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süresi, olayın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlükârda 10 yıldır.
5- Destekten yoksun kalma tazminatı hangi kanunla düzenlenmiştir?
Bu tazminat, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi ile düzenlenmiştir. Ayrıca Yargıtay içtihatları ve bilirkişi hesaplama kriterleri uygulamaya yön verir.
6- Ölüm nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi nedir?
Ölüm olayının ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlükârda 10 yıldır.
Sonuç ve Hukuki Destek Talebi
Destekten yoksun kalma tazminatı, hukuk tekniği ile vicdanın kesiştiği noktada durmaktadır. Bir yakının kaybedilmesinin yarattığı ekonomik boşluğun, yasalar çerçevesinde en adil ve en yüksek oranda telafi edilmesi, titiz bir çalışma ve derin bir tecrübe gerektirir. Aktüeryal hesaplamalardaki en ufak bir yanlış pay dağılımı veya eksik gelir tespiti, hak sahiplerinin binlerce liralık kayba uğramasına neden olabilir. Özellikle Anayasa Mahkemesi’nin son dönemdeki iptal kararları, geçmişte reddedilen veya eksik ödenen tazminatların yeniden değerlendirilmesi noktasında yeni kapılar açmıştır.
Bu karmaşık süreçte, haklarınızın korunması ve gerçek zararınızın tam olarak tazmin edilmesi için uzman bir hukuki destek almak hayati önem taşır. Sigorta şirketlerine ve sorumlulara karşı yürüttüğünüz bu mücadelede profesyonel rehberlik sunmaktayız. Hukuki sürecinizi başlatmak, tazminat miktarınızı hesaplatmak veya mevcut davanız hakkında görüş almak için hukuk büromuzla her zaman iletişime geçebilirsiniz.
Bu İçeriklere de Göz Atın:



