Telif Hakkı Nedir? Telif Hakkı 2025

İçindekiler
ToggleTelif Hakkı Nedir?
Telif hakkı, yaratıcıların ürettikleri orijinal eserlerin korunmasını sağlayan hukuki bir kavramdır. 2025 yılında, telif hakkı daha da önemli hale gelmiş ve dijitalleşen dünyada sanatçılar, yazarlar, müzisyenler ve diğer yaratıcı profesyoneller için önemli bir koruma aracı olmuştur. Telif hakkı, bir eserin sahibine ait olan haklarını korur ve bu hakları başkalarının izinsiz bir şekilde kullanmasını engeller.
Telif hakkı genel olarak, bir eserin üzerindeki mülkiyet ile ilgili hakları belirler. Bu eserler, yazılı metinler, müzikler, görseller, video içerikleri ve daha pek çok yaratıcı yapıt olabilir. Türkiye’de, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) çerçevesinde telif hakları korunur. Bu yasa, eser sahiplerinin yaratıcı çalışmalarını izinsiz kullanıma karşı korur ve hukuki çerçevede eserin sahibi olan kişiye özel haklar tanır.
Telif hakkı, yaratıcıların eserleri üzerinde ekonomik ve moral haklara sahip olmasını sağlar. Ekonomik haklar, eserin ticari olarak kullanılmasına ilişkin hakları içerirken, moral haklar, eserin sahibinin onurunu ve kimliğini koruyan haklardır. Bu bağlamda, bir sanatçının, yazara veya müzisyene eserinin nasıl kullanılacağına dair kontrolü vardır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) Madde 1/B/a’ya göre Eser; Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini kapsayacak şekilde tanımlanmıştır.
Kanuna göre fikir ve sanat eserleri 4 ana başlığa ayrılmıştır:
- İlim ve Edebiyat Eserleri
- Müzik Eserleri
- Güzel Sanat Eserleri
- Sinema Eserleri
FSEK Madde 13’e göre eser üzerindeki fikri haklar; “fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür.” İfadesiyle belirtilerek kanun kapsamına alınmıştır.
Telif Hakkı Nasıl Alınır? Telif Hakkı Alma
Kanun ve yönetmelik düzenlemelerine göre eserlerin bazılarında kayıt ve tescil zorunluluğu olup bazılarında böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Telif hakkı tescil edilmese dahi kanun kapsamında korunmakta olsa da zorunlu kayıt ve tescil gereken durumlara dikkat edilmelidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 13/3 ve Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik Madde 5’e göre:
Sinema ve müzik eserlerinde filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları, belli bir mizansen veya senaryo çerçevesinde hareketli ve sesli görüntüleri içermesi nedeniyle sinema eserlerini içeren yapımlar gibi bilgisayar oyunları hak sahipleri eserlerini zorunlu olarak kayıt ve tescil yaptırmalıdır.
Bu sayılan haller dışındaki eserlerde kayıt zorunluluğu olmasa dahi hak sahipleri kendi istekleriyle eserlerinin kayıt ve tescilini yaptırma hakkına sahiptir. Yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kanun kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir, malî haklara ilişkin yararlanma yetkileri de kayıt altına alınabilir.
Kayıt ve tescili zorunlu eserler dışındaki eserleri kaydettirmek isteyen hak sahipleri; başvuru formu, eser veya yapım üzerinde hak sahipliğini gösteren ve aksinin ispatı halinde her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun üstlenildiğini gösterir taahhütname ve kayıt ve tescil ücretinin ödendiğine dair banka dekontu ile birlikte Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik Madde 7’de belirtilen belgeleri ibraz ederek eserlerin kayıt ve tescilini yaptırabilirler.
Telif Alma Ücreti
Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik Madde 11’e göre;
Kayıt tescil ücreti, yurtdışında üretilen yapımlar bakımından 1000, üç ve daha az eser içeren fonogramlar ve isteğe bağlı kayıt tescile tabi olan eserler için 1250, üçten fazla eser içeren fonogramlar ve sinema eserlerini içeren yapımların kayıt ve tescil işlemleri için ise 5000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardır.
Telif Hakkı Süresi
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 27’ye göre;
“Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder.” Olarak belirtilmiştir. Eser sahibinin birden fazla olduğu durumlarda hayatta kalan son eser sahibinin ölüm tarihi esas alınır ve 70 yıllık süre son eser sahibinin ölüm tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Eserin tüzel kişiye ait olması halinde ise yine aynı süreden bahsedilmiştir;
“İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.”
Telif Hakkı İhlali Halinde Dava Açılması
Telif hakkı ihlal edilen eser sahibinin, uğradığı ve uğrayabileceği zararları tazmin edebilmek için dava yoluna gitme hakkı bulunmaktadır. Açılacak davaları hukuk davaları ve ceza davaları olarak ikiye ayırmak mümkündür.
Hukuk Davaları
Tecavüzün Ref’i Davası
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 66 uyarınca;
“Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref’ini dava edebilir.”
Bu düzenlemeye göre hakları halihazırda tecavüz edilmekte olan eser sahipleri, tecavüzün ref’i davası açarak mahkemeden sonuçları ve etkileri devam etmekte olan bu durumun durdurulması için bir karar almasını talep edebilmektedir. Eğer tecavüz bir işletme sahibi tarafından yapılmışsa işletmeye de dava yöneltilebilecektir.
Bu davayı açabilmek için tecavüz edenin veya işletme sahiplerinin kusuru şart değildir. Kusur olmasa dahi eser sahibinin haklarını korumak için dava açma hakkı bulunmaktadır. Eser sahibi ikamet ettiği yer mahkemesinde de bu davayı açabilir.
Tecavüzün Men’i Davası
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 69 uyarınca;
“Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir.”
Tecavüzün ref’i davası için uygulanan hükümler bu dava için de geçerlidir. Bu davanın tecavüzün ref’i davasından farkı; hakları tecavüze henüz uğramamış, ama uğrama tehlikesi olan eser sahibi tarafından açılabilmesidir.
Maddi Tazminat Davası
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 68’e göre;
Hak sahiplerinden izin almadan ilgili eseri işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlere karşı hak sahipleri tarafından tazminat talebi edilebilir. Bu talebe göre hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
İzinsiz çoğaltılan kopyalara karşı hak sahibi çoğaltmaya yarayan araçların imhasını ve çoğaltılan ürünlerin üretim maliyeti karşılığında kendisine verilmesini veyahut sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir.
Manevi Tazminat Davası
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 70’e göre;
Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Haksız fiil kaynaklı olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri de bu haksız fiile karşı tazminat davalarında dayanak oluşturacaktır.
Ceza Davaları
Ceza davaları ve konusunu oluşturan suçlar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 71’de sayılmıştır;
Bir eseri, hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bir eseri, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Ceza yargılamasında sayılan suçlardan soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet şarttır. Hak sahipleri veya üyesi oldukları meslek birlikleri delilleriyle birlikte savcılığa başvurarak şikayet edebilir.
Telif Hakkı Davaları Zamanaşımı
FSEK ile ilgili davalar haksız fiil de teşkil ettiğinden Borçlar Kanunu uyarınca bir ve on yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir. Uğranılan tecavüz aynı zamanda yukarıda saydığımız gibi bir suç teşkil ediyorsa daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
İnternette Telif Hakkı
Dijital platformlar üzerinde telif hakkı ihlalleri günümüzde oldukça yaygınlaşmıştır. Böyle durumlarda hak sahiplerinin öncelikle telif hakkını ihlal eden paylaşımın yapıldığı platform yetkilileriyle iletişime geçerek ilgili paylaşımın kaldırılmasını talep etmesi gerekir. Başvurunun ardından 3 gün boyunca istenilen sonuç elde edilemezse erişimin durdurulması ve maddi, manevi tazminat talepleri için yargılama yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Ankara Telif Hakkı Avukatı
Ankara telif hakkı avukatı, başkentteki yaratıcı profesyonellerin telif haklarını savunmak ve hukuki haklarını korumak için ihtiyaç duyduğu uzmanlık hizmetini sunar. Telif hakkı, özellikle sanatsal ve edebi eserlerin korunmasıyla ilgili karmaşık bir alan olduğu için, Ankara’da telif hakkı avukatı arayışında olan kişiler, hukuki süreçlerde doğru ve etkili bir rehberliğe ihtiyaç duyarlar. Bu avukatlar, hem yerel hem de ulusal düzeyde eser sahiplerinin haklarını savunur ve telif hakkı ihlali durumlarında davanın nasıl açılacağı, ihlal tespitinin nasıl yapılacağı ve tazminat taleplerinin nasıl yönlendirileceği konusunda profesyonel destek sağlarlar.
İlginizi Çekebilecek Yazılar:



