Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Gecikme Tazminatı Ve Yüklenici Temerrüdü

Blog4 Ekim 2026
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Gecikme Tazminatı Ve Yüklenici Temerrüdü

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Gecikme Tazminatı

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde teslim tarihi geçtiği hâlde dairenize kavuşamadıysanız, belirli şartlarla yükleniciden gecikme tazminatı isteyebilirsiniz. Sözleşmede tazminat maddesi bulunmaması, bu hakkın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Ancak tazminatın başlangıcı, miktarı ve hangi tarihe kadar hesaplanacağı her dosyada aynı değildir. Sözleşmedeki teslim koşulları, verilen ek süreler, arsa sahibinin yükümlülükleri ve dairenin fiilen kullanılıp kullanılmadığı birlikte değerlendirilir.

Özellikle “kira tazminatı”, “gecikme cezası” ve “cezai şart” ifadelerinin birbirine karıştırılması hak kaybına yol açabilir. Teslim tutanağı imzalanması, yeni protokol yapılması veya sözleşmenin sona erdirilmesi öncesinde bu ayrımların bilinmesi gerekir.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi belirli arsa paylarını devretmeyi, yüklenici ise arsa üzerinde bina yaparak kararlaştırılan bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmeyi üstlenir. Uygulamada bu sözleşmeye “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” de denir.

Yüklenicinin borcu yalnızca binanın kaba inşaatını bitirmek değildir. Yapıyı sözleşmeye, teknik şartnameye, onaylı projeye ve imar kurallarına uygun biçimde tamamlaması ve teslim etmesi gerekir.

Taşınmaz devri veya satış vaadi içeren bu sözleşmeler kural olarak resmî şekle tabidir. Noterlikte düzenleme biçiminde yapılan sözleşmeler uygulamada önem taşır. Adi yazılı bir belge varsa sözleşmenin geçerliliği ve gerçekleşen tapu devirlerinin etkisi ayrıca incelenmelidir. Geçerlilik sorunu bulunan bir sözleşmedeki tazminat hükmünün uygulanacağı peşinen kabul edilemez. Resmî şeklin temel dayanaklarından biri Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesidir.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Gecikme Tazminatı Hangi Şartlarda İstenir?

Gecikme tazminatı, yüklenicinin teslim borcunu zamanında yerine getirmemesi nedeniyle arsa sahibinin uğradığı zararın karşılanmasını amaçlar. En sık karşılaşılan zarar, bağımsız bölümden yararlanılamaması nedeniyle doğan kira kaybıdır.

Talebin değerlendirilmesinde şu hususlar öne çıkar:

Teslim borcunun yerine getirilmesi gereken tarihin gelmiş olması.

Sözleşmeye uygun teslimin gerçekleşmemesi.

Yüklenicinin temerrüde düşmesi.

Gecikme ile talep edilen zarar arasında bağlantı bulunması.

Yüklenicinin kusursuz olduğunu kanıtlayamaması.

Arsa sahibinin kendi edimlerini ve gecikmeye etkisini ilgilendiren hususların incelenmesi.

Temerrüt ile tazminat sorumluluğu aynı şey değildir. Temerrüt için kusur zorunlu unsur değildir; gecikme zararından sorumluluk bakımından ise kusur değerlendirmesi yapılır. Türk Borçlar Kanunu’nun 118. maddesine göre yüklenici, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe geç ifadan kaynaklanan zararı gidermekle yükümlüdür. Temel düzenlemeler Türk Borçlar Kanunu’nun 97, 112, 117, 118 ve 125. maddelerinde yer alır.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Gecikme Tazminatı Sözleşmede Yazmıyorsa İstenebilir Mi?

Evet. Sözleşmede gecikme tazminatının ayrıca düzenlenmemiş olması, kanundan doğan talep hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu durumda gecikme süresi, zarar ve bağımsız bölümün ilgili dönemdeki emsal kira değeri belirlenir. Hesaplama çoğunlukla keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 17.09.2012 tarihli, E. 2012/3277, K. 2012/5154 sayılı kararında, sözleşmede kararlaştırılmamış gecikme tazminatının da zararın kanıtlanması koşuluyla rayiç üzerinden istenebileceği açıklanmıştır. Karar, sözleşmedeki günlük ödeme hükmünün gecikme tazminatı niteliğinde olduğu bir uyuşmazlıkta verilmiştir; her gecikme hükmünün aynı nitelikte olduğu anlamına gelmez.

Müteahhit Ne Zaman Temerrüde Düşer?

Teslim Tarihi Açıkça Belirlenmişse

Tarafların birlikte belirlediği teslim gününün geçmesi, kural olarak ayrıca ihtar gerekmeksizin temerrüt sonucunu doğurur.

Bununla birlikte sözleşmede yazan tarih tek başına yeterli olmayabilir. Başlangıcın ruhsat alınmasına, arsanın boş teslimine veya başka bir koşula bağlanıp bağlanmadığı kontrol edilmelidir. Geçerli bir ek protokolle süre uzatılmışsa hesap buna göre yapılır.

Teslim Süresi Ruhsat Tarihinden Başlıyorsa

“Ruhsat tarihinden itibaren 24 ay” gibi bir hüküm varsa ruhsatın tarihi ve hangi ruhsatın esas alınacağı belirlenir. İlk ruhsat, tadilat ruhsatı ve ruhsat yenilemesi arasındaki fark uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.

Yüklenicinin ruhsat alma işini geciktirmesi de ayrıca incelenir. Ruhsatın henüz alınmamış olması, sözleşmedeki süre ve yükümlülükler dikkate alınmadan yüklenicinin süresiz bekleyebileceği şeklinde yorumlanamaz.

Teslim Tarihi Belirli Değilse

Önce sözleşme ve işin niteliği üzerinden teslim borcunun ne zaman muaccel olduğu belirlenir. Genel kural, muaccel borcun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşmesidir.

Bu nedenle teslim tarihinin belirsiz olduğu dosyalarda ihtarın içeriği ve yükleniciye ulaştığının ispatı özellikle önemlidir.

Noter İhtarnamesi Göndermek Zorunlu Mu?

Her olayda zorunlu değildir. Ancak noter ihtarnamesi, talebin içeriğini ve bildirimin tarihini ispatlamak bakımından yararlıdır.

İhtarnamede genellikle şu konular açıkça belirtilir:

  • Sözleşme ve ilgili bağımsız bölümler.
  • Teslim süresinin nasıl hesaplandığı.
  • Mevcut eksiklikler ve gecikme.
  • İnşaatın tamamlanmasının mı, başka bir seçimlik hakkın mı istendiği.
  • Gecikme tazminatı ve varsa ceza koşuluna ilişkin hakların saklı tutulduğu.
  • Ödeme talebinin kapsadığı dönem ve hesaplanabilir tutarı.

Teslim borcu için temerrüt tarihi ile tazminat alacağına faiz işletilecek tarih her zaman aynı değildir. Para alacağına ilişkin ödeme talebinin de açık kurulması gerekir.

Sözleşmeden dönme veya ifadan vazgeçerek tazminat isteme düşünülüyorsa, uygun ek süre verilmesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun 123–125. maddelerindeki istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir. Sabit teslim tarihi bulunması, her durumda ek süre vermeden sözleşmenin sona erdirilebileceği anlamına gelmez.

Gecikme Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Sözleşmede Belirli Bir Tutar Varsa

Sözleşmede her bağımsız bölüm için aylık veya günlük bir ödeme öngörülmüş olabilir. Önce hükmün gecikme zararını belirleyen bir tazminat maddesi mi, yoksa ceza koşulu mu olduğu tespit edilir.

Hesaplamada şunlara bakılır:

  • Tutarın her daire için mi, toplam olarak mı belirlendiği.
  • Ödemenin günlük, aylık veya başka bir dönem üzerinden düzenlendiği.
  • Artış veya endeksleme hükmü bulunup bulunmadığı.
  • Sonradan yapılan protokollerin etkisi.
  • Önceden yapılan ödemeler.
  • Sorumluluğa esas gecikme süresi.

Sözleşmede Tutar Yoksa

Bağımsız bölümün gecikmenin yaşandığı dönemdeki emsal kira değeri araştırılır. Bugünkü kira bedelinin geçmişteki bütün aylara uygulanması doğru bir hesap yöntemi değildir.

Ankara’da Çankaya, Etimesgut veya Keçiören’deki bir bağımsız bölümün kira değeri; mahalle, ulaşım, metrekare, kat, kullanım türü ve bina özelliklerine göre değişir. Aynı binadaki daire ile dükkân için de ayrı değerlendirme gerekebilir.

Örneğin yalnızca hesap yöntemini göstermek üzere, iki dairenin her biri için aylık 20.000 TL tazminat ve altı aylık sorumluluk süresi kabul edilirse:

2 × 20.000 TL × 6 ay = 240.000 TL

Bu örnek gerçek piyasa değeri veya alınabilecek tazminat garantisi değildir. Dairelerin farklı tarihlerde teslim edilmesi, ek süreler ve yapılan ödemeler sonucu değiştirir.

Sözleşmedeki Tutar Çok Düşük Kalmışsa

Kararlaştırılmış maktu tazminat kural olarak bağlayıcıdır. Uzun gecikme nedeniyle tutarın ekonomik anlamını kaybetmesi hâlinde farklı değerlendirme yapılması gündeme gelebilir; ancak otomatik artış hakkı bulunduğu söylenemez.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 07.06.2010 tarihli, E. 2009/1335, K. 2010/3250 sayılı kararında, eski tarihli sözleşmede kalan çok düşük maktu tutarın uzun gecikme boyunca değişmeden uygulanması somut koşullar üzerinden değerlendirilmiştir. Bu karar, “bir yıl geçince her sözleşmedeki tazminat kendiliğinden rayiç kiraya dönüşür” şeklinde okunmamalıdır.

Kira Kaybı İle Cezai Şart Birlikte Alınabilir Mi?

Gecikme tazminatı ile ceza koşulu farklı hukuki kurumlardır.

KonuGecikme TazminatıCeza Koşulu
AmaçGecikmeden doğan zararı karşılamakSözleşmeye aykırılığa bağlanan yaptırımı uygulamak
Sözleşmede DüzenlemeKanundan doğan talep için şart değildirCeza koşulu kararlaştırılmış olmalıdır
ZararZararın ve hesabın dayanağı ortaya konur; sözleşmeyle belirlenmiş tazminat ayrıca değerlendirilirZarar bulunmasa da şartları varsa istenebilir
Teslimde ÇekinceKural olarak talep için çekince gerekmezİfaya ekli cezada çekincesiz kabul hak kaybı doğurabilir

Aynı gecikme zararının iki kez karşılanması esas değildir. Ceza koşulunu aşan zarar varsa, aşan bölümün istenmesi için gerekli şartlar incelenir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.09.2025 tarihli, E. 2025/1612, K. 2025/2802 sayılı kararında, ceza koşuluna ek olarak rayiç kira kaybının tamamına hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Kararda ceza tutarı ile yalnızca onu aşan kira kaybının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararın tam metni.

Ceza tutarının aşırılığı da ayrı konudur. Türk Borçlar Kanunu’nun 182. maddesi ile tacir borçluya ilişkin Türk Ticaret Kanunu’nun 22. maddesi birlikte değerlendirilmeden “mahkeme cezayı mutlaka indirir” sonucu çıkarılamaz.

Daireyi Teslim Alırken Haklar Nasıl Korunur?

Teslim tutanağı imzalanmadan önce hem taşınmazın durumu hem de belgenin hukuki sonuçları incelenmelidir.

“Hiçbir alacağım kalmamıştır”, “yükleniciyi ibra ediyorum” veya “bütün haklarımdan feragat ediyorum” gibi ifadeler, yalnızca teslimi kayda geçirmekten daha geniş sonuçlar doğurabilir.

Uygun olduğu ölçüde tutanakta:

  • Fiilî teslim tarihi ve bağımsız bölüm numarası yazılmalı.
  • Eksikler ve ayıplar somut biçimde listelenmeli.
  • İskân ve diğer belgelerin durumu belirtilmeli.
  • Gecikme tazminatı, ceza koşulu ve diğer alacaklara ilişkin haklar açıkça saklı tutulmalı.

Gerçek gecikme tazminatı için kural olarak çekince gerekmese de ifaya ekli ceza koşulunda çekincesiz kabul risklidir. Önceden gönderilmiş bir ihtarın her durumda yeterli olacağı varsayılmamalıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.05.2026 tarihli, E. 2025/3027, K. 2026/2197 sayılı kararında, sözleşme ve ek protokole dayanan talebin gecikme tazminatı olarak değerlendirilmesi kabul edilmiş; çekincesiz teslim nedeniyle talebin ceza koşulu gibi reddedilmesi yaklaşımı benimsenmemiştir. Sonuç, incelenen sözleşme hükümlerine ilişkindir.

İskân Alınmadıysa Tazminat Devam Eder Mi?

İskân eksikliği önemlidir; ancak her olayda tazminatın mutlaka iskân tarihine kadar devam edeceği söylenemez.

Sözleşmede teslimin yapı kullanma izin belgesine bağlanması, bağımsız bölümün kullanıma elverişliliği ve arsa sahibinin fiilî davranışları birlikte incelenir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.11.2025 tarihli, E. 2024/170, K. 2025/744 sayılı kararında, iskân alınmamış olsa bile bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilip kullanıldığı, kiraya verildiği veya satıldığı savunmasının araştırılması gerektiği kabul edilmiştir. Kurul, yalnızca iskân bulunmadığı gerekçesiyle teslim savunmasının dışlanmasını yeterli görmemiştir. Kararın tam metni.

Bu nedenle elektrik aboneliği, taşınma tarihi, kira sözleşmesi ve satış işlemleri hesap dönemini etkileyebilir. Tek bir belgeden hareketle bütün bağımsız bölümler için aynı teslim tarihi belirlenmemelidir.

İskân eksikliği nedeniyle devam eden diğer sözleşmesel yükümlülükler ise ayrıca değerlendirilir. İmar ve iskân sorunlarının daha geniş çerçevesi için gayrimenkul hukuku hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.

Müteahhidin İleri Sürdüğü Her Gerekçe Süreyi Uzatır Mı?

Hayır. Finansman güçlüğü, malzeme fiyatlarının yükselmesi veya taşeronun işi bırakması kendiliğinden sorumluluğu kaldırmaz.

Deprem, idari durdurma veya olağan dışı başka bir olay ileri sürüldüğünde şu sorular önemlidir:

  • Olay gerçekten işin yapılmasını engelledi mi?
  • Etkisi hangi tarihler arasında sürdü?
  • Yüklenicinin kendi kusuru veya önlem eksikliği var mı?
  • Aynı dönemde başka gecikme nedenleri de bulunuyor mu?
  • Sözleşmede riskin kime ait olduğu düzenlenmiş mi?

Arsa sahibinin arsayı boş teslim etmemesi, gerekli işlemlere katılmaması veya ek iş istemesi de süre hesabını etkileyebilir. Ancak bu davranışın gecikmeye gerçek etkisi gösterilmeden bütün süre arsa sahibine yüklenemez.

İnşaat Bitmeden Dava Açılabilir Mi?

Şartları oluşmuş ve talep edilebilir hâle gelmiş gecikme tazminatı için binanın tamamlanmasını beklemek her durumda zorunlu değildir.

Dava konusu dönemin başlangıcı ve sonu açıkça belirlenmelidir. Dava sırasında devam eden gecikmenin sonraki dönemlerinin nasıl talep edileceği de usul kurallarına göre planlanır. İlk davanın ilerideki bütün ayları kendiliğinden kapsayacağı varsayılmamalıdır.

İnşaatın mevcut durumu değişmeden kayıt altına alınması gerekiyorsa delil tespiti istenebilir. Delil tespiti, tazminata hükmedilen bir dava değildir; ileride kullanılacak delilleri korumaya yarar.

Gecikme Tazminatında Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Eser sözleşmesinden doğan alacaklarda Türk Borçlar Kanunu’nun 147/6. maddesi uyarınca kural olarak beş yıllık zamanaşımı söz konusudur. Yüklenicinin ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlindeki istisna ve genel süre ayrıca değerlendirilir.

Zamanaşımı Mutlaka Fiilî Teslimden Mi Başlar?

Bu konuda bütün dosyalar için güvenli tek bir cümle kurmak doğru değildir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2024 tarihli, E. 2022/4125, K. 2024/2247 sayılı kararında, henüz teslim gerçekleşmediği gerekçesiyle zamanaşımını dışlayan değerlendirme yeterli bulunmamış; kira kaybının zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

Noter ihtarı veya delil tespiti, tek başına zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabul edilmemelidir. Dava, icra takibi ve borcun ikrarı gibi kesilme sebepleri Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde düzenlenir. Arabuluculuğun sürelere etkisi ise kendi hükümlerine tabidir.

2026 Değişiklikleri Dava Miktarını Artırmayı Nasıl Etkiler?

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi kaldırılmıştır. Kaldırılmadan önce açılan davalar için geçiş hükmü bulunmaktadır.

HMK’nın 109/4. maddesine göre alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir. Bu durumda artırılan bölüm bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Düzenleme ve geçiş hükümleri 7589 sayılı Kanun’da yer alır.

Dava İçin Hangi Belgeler Gerekir?

Dosyanın hazırlanmasında özellikle şu belgeler yararlıdır:

  • Noter sözleşmesi, teknik şartname ve ek protokoller.
  • Tapu kayıtları ve bağımsız bölüm paylaşım belgeleri.
  • Yapı ruhsatları, tadilat ruhsatları ve iskân belgesi.
  • Teslim tutanakları ve teslim davetleri.
  • İhtarnameler ve tebliğ belgeleri.
  • Yükleniciyle yapılan yazışmalar.
  • İnşaatın durumunu gösteren tarihli fotoğraflar ve raporlar.
  • Emsal kira verileri.
  • Fiilî kullanım, kiralama ve abonelik belgeleri.
  • Yapılmış tazminat ödemelerinin dekontları.

Belgeler tarih sırasına konulmalı; teslim tarihi, ek süreler ve talep dönemleri tek bir çizelgede gösterilmelidir.

Hangi Mahkemeye Başvurulur? Arabuluculuk Zorunlu Mu?

Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki klasik kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan tazminat davalarında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Uyuşmazlığın ticari dava veya tüketici işlemi niteliği taşıması hâlinde farklı görev kuralları uygulanabilir. Yüklenicinin şirket olması tek başına davayı ticari dava yapmaz. Müteahhitten daire satın alan kişinin talebi de arsa sahibinin talebiyle aynı hukuki ilişkiye dayanmayabilir.

Yalnızca para alacağı isteniyorsa örneğin taşınmazın Ankara’da bulunması her durumda kesin yetki oluşturmaz. Davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri gibi kurallar incelenir. Tapu iptali ve tescil gibi ayni hak taleplerinde ise taşınmazın bulunduğu yerin kesin yetkisi gündeme gelir. Temel kurallar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2, 6, 10 ve 12. maddelerinde düzenlenmiştir.

Arabuluculuk

Her kat karşılığı inşaat uyuşmazlığı için genel bir zorunlu arabuluculuk kuralı yoktur.

“Kira kaybı” istenmesi, yüklenici ile arsa sahibi arasında kira sözleşmesi bulunduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kira uyuşmazlıklarına ilişkin dava şartı yalnızca talebin adına bakılarak uygulanmaz. İlgili kapsam 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde görülebilir.

Uyuşmazlık ticari para alacağı niteliğindeyse Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi; tüketici uyuşmazlığıysa istisnalarıyla birlikte 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi değerlendirilir.

Arabuluculukta anlaşılacaksa ödeme tutarı, kapsanan dönem, teslim takvimi ve ödememe hâlinin sonuçları açık yazılmalıdır. Anlaşmanın geçmiş ve gelecekteki hangi hakları sona erdirdiği özellikle kontrol edilmelidir.

Sözleşmeyi Sona Erdirip Gecikme Tazminatı Da İsteyebilir Miyim?

Bu iki talep her durumda birlikte yürütülemez.

İnşaatın tamamlanmasını istemek ve gecikme zararını talep etmek ile ifadan vazgeçmek veya sözleşmeden dönmek farklı seçimlik haklardır. Sözleşmenin geriye ya da ileriye etkili sona ermesinin sonuçları da aynı değildir.

İnşaatın tamamlanma seviyesi, sözleşmenin içeriği ve tapu devirleri incelenmeden yalnızca yüzde üzerinden kesin sonuç çıkarılmamalıdır. Noter ihtarı gönderilmesi, tapuların kendiliğinden arsa sahibine döndüğü anlamına gelmez.

İşin zamanında bitirilemeyeceği açıkça anlaşılıyorsa Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesi uyarınca teslim gününü beklemeden dönme hakkı gündeme gelebilir. Bu hakkın şartları ve kullanılmasının tazminat taleplerine etkisi ayrıca incelenmelidir.

Hak Kaybını Önlemek İçin Önce Ne Yapılmalı?

Geç teslimle karşılaşan arsa sahibinin öncelikle sözleşme ve eklerini toplaması, teslim tarihini hesaplaması ve inşaatın mevcut durumunu belgelemesi gerekir.

Teslim tutanağı, süre uzatımı veya ibra belgesi imzalanmadan önce sonuçları değerlendirilmelidir. Zamanaşımı hesabı yapılmadan beklenmemeli; tazminat türü, talep dönemi ve faiz isteği açık kurulmalıdır.

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde gecikme tazminatı bakımından belirleyici olan yalnızca kaç ay gecikildiği değildir. Gecikmenin nedeni, sözleşmedeki hükmün niteliği ve teslimin nasıl gerçekleştiği birlikte ele alınır.

Ankara’daki veya Türkiye’nin diğer illerindeki taşınmazınıza ilişkin sözleşmenin, teslim belgelerinin ve talep edilebilecek zararların somut olarak değerlendirilmesi için Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Talep edilebilecek haklar ve uygulanacak süreler somut olayın belgelerine göre belirlenir.

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası