Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

Tapu İptali Ve Tescil Davası: Şartlar, Süreler Ve Süreç

Blog19 Ekim 2026
Tapu İptali Ve Tescil Davası: Şartlar, Süreler Ve Süreç

İçindekiler

Tapu İptali Ve Tescil Davası

Taşınmazınızın bilginiz dışında devredildiğini, bir vekâletnamenin amacı dışında kullanıldığını veya miras kalan bir evin gerçekte bağışlandığı hâlde satış gibi gösterildiğini öğrenmiş olabilirsiniz. Böyle durumlarda tapu kaydının düzeltilmesi için tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir.

Ancak her tapu uyuşmazlığının çözümü aynı değildir. Davanın hangi hukuki sebebe dayandığı; kimin dava açabileceğini, hangi delillerin gerektiğini, uygulanacak süreleri ve taşınmazın geri alınıp alınamayacağını etkiler.

İlk değerlendirmede üç soru cevaplanmalıdır: Tapu kaydı neden hukuka aykırıdır? Taşınmaz bugün kimin üzerindedir? İstenen sonuç mülkiyetin kazanılması mı, ödenen paranın veya zararın karşılanması mıdır?

Tapu İptali Ve Tescil Davası Nedir?

Tapu iptali ve tescil davası, mevcut tapu kaydının tamamen veya belirli bir pay yönünden iptal edilerek taşınmazın hak sahibi adına kaydedilmesinin istendiği davadır.

İptal, mevcut kaydın kaldırılmasını; tescil, taşınmazın veya payın hak sahibi adına kaydedilmesini ifade eder.

Türk Medeni Kanunu’nun 1024. maddesine göre bağlayıcı olmayan bir işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil, “yolsuz tescil” niteliğindedir. Aynı Kanun’un 1025. maddesi, bu nedenle ayni hakkı zedelenen kişiye sicilin düzeltilmesini dava etme imkânı tanır.

Bunun yanında, geçerli bir sözleşmeye dayanarak tapunun devrini isteme hakkı bulunan kişi de şartları gerçekleştiğinde mahkemeden mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir. Bu durumun temel dayanağı TMK m. 716’dır. Dolayısıyla uygulamada aynı dava adı altında farklı hukuki sebeplerle karşılaşılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun güncel metni.

Her Tapu Yanlışlığı İçin Bu Dava Açılır Mı?

Hayır. Tapudaki basit yazım yanlışlarının düzeltilmesi ile mülkiyetin başka kişiye geçirilmesi farklı işlemlerdir. TMK m. 1027, sicildeki yanlışlıkların düzeltilmesine ilişkin ayrı kurallar içerir.

Taşınmaz zaten adınıza kayıtlıysa ve sorun yalnızca başka bir kişinin taşınmazı kullanmasıysa, elatmanın önlenmesi veya koşulları varsa ecrimisil talebi değerlendirilir.

Paydaşların taşınmazı paylaşamaması da tek başına tapu iptali sebebi değildir. Böyle bir durumda ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelebilir.

Hangi Durumlarda Tapunun İptali İstenebilir?

Mirastan Mal Kaçırma Ve Muris Muvazaası

Mirasbırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışladığı tapulu taşınmazı satış gibi göstermesi, muris muvazaasının yaygın örneğidir.

Her aile içi devir muvazaalı değildir. Mirasbırakanın satış yapma ihtiyacı, devralanın ödeme gücü, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, tarafların ilişkileri ve taşınmazın kullanımı birlikte değerlendirilir.

Miras hakkı zedelenen mirasçı, koşulları varsa kendi miras payı oranında iptal ve tescil isteyebilir. Açıkça yapılan bağışlarda ise muris muvazaası yerine tenkis gibi farklı hukuki yolların incelenmesi gerekebilir. Ayrıntılı açıklamalar için muris muvazaası davasında şartlar, deliller ve süreler başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması

Taşınmazı satma yetkisi verilmesi, vekilin sınırsız hareket edebileceği anlamına gelmez. Vekil, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle davranmalıdır.

Vekâletnamenin kapsamı, satış talimatları, bedel, ödeme hareketleri ve alıcının durumdan haberdar olup olmadığı önem taşır. Alıcının vekille birlikte hareket etmesi veya kötüye kullanmayı bilmesi, tapu iptali değerlendirmesini etkileyebilir.

Buna karşılık, yalnızca satıştan sonradan memnun kalınmaması yeterli değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.12.2024 tarihli, 2024/5308 E., 2024/6672 K. sayılı kararında, dosyanın bütünü üzerinden devrin davacının iradesi doğrultusunda yapıldığı kabul edilmiş; kötüye kullanma iddiası kanıtlanamadığından verilen ret kararı onanmıştır. Karar, vekâletle yapılan her bedelsiz veya tartışmalı devrin otomatik olarak iptal edilmeyeceğini göstermektedir.

İşlem Tarihinde Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması

TMK m. 15 uyarınca, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.

Burada önemli olan, kişinin devir işleminin yapıldığı tarihteki durumudur. İleri yaş, hastalık tanısı veya sonradan verilen bir vesayet kararı tek başına bütün işlemleri geçersiz hâle getirmez.

İşlem tarihine yakın sağlık kayıtları, kullanılan ilaçlar, hastalığın seyri, tanık anlatımları ve gerektiğinde uzman incelemesi birlikte değerlendirilir.

Aldatma, Korkutma, Yanılma Ve Aşırı Yararlanma

Kişinin aldatılarak, korkutularak veya esaslı yanılma içinde taşınmazını devretmesi durumunda sözleşmeyle bağlılığın ortadan kaldırılması gündeme gelebilir.

Aşırı yararlanmada ise yalnızca düşük bedel yeterli değildir. Edimler arasındaki açık oransızlığın yanında, kişinin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılması da aranır.

Bu sebepler özel sürelere bağlıdır. “Tapu davasında süre yoktur” düşüncesiyle beklemek hak kaybına neden olabilir. İlgili düzenlemeler Türk Borçlar Kanunu’nun 28 ve 39. maddeleridir.

Sahte İmza, Sahte Vekâletname Ve Yetkisiz İşlemler

Sahte belge veya imza kullanılarak yapılan devirlerde, işlemin geçerliliği ve buna dayanan tescil incelenir. Tapu işlem dosyası, vekâletname aslı, imza örnekleri ve uzman incelemesi belirleyici olabilir.

Savcılığa suç duyurusunda bulunulması, tapunun kendiliğinden eski malik adına dönmesini sağlamaz. Mülkiyetin korunması için hukuk davası ve gerekiyorsa ihtiyati tedbir ayrıca değerlendirilmelidir.

Taşınmaz daha sonra başka kişilere devredilmişse sonraki alıcıların hukuki durumu da araştırılır.

Satış Vaadi, İnançlı İşlem Ve Diğer Sözleşmeler

Geçerli bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesine rağmen tapunun devredilmemesi, şartları varsa hükmen tescil talebine konu olabilir. Sözleşmenin şekli, borcun yerine getirilip getirilmediği ve tescilin hukuken mümkün olup olmadığı incelenir.

İnançlı işlemde ise taşınmaz belirli bir amaçla devredilmiş, amaç gerçekleşince geri verilmesi kararlaştırılmış olabilir. İade anlaşmasının içeriği ve ispatı önemlidir.

Her ödeme belgesi tapu isteme hakkı doğurmaz. Adi yazılı satış belgesi, para transferi ve noterlikte düzenlenen satış vaadi aynı hukuki sonuçlara sahip değildir. Resmî şekil kuralları TMK m. 706 ve TBK m. 237’de düzenlenmiştir.

Aile Konutunun Rıza Olmadan Devredilmesi

TMK m. 194, aile konutunun devrini ve üzerindeki hakların sınırlandırılmasını diğer eşin açık rızası yönünden sınırlar.

Uyuşmazlıkta konutun aile konutu niteliği, rıza, işlem tarihi, şerh ve devralanın hukuki durumu birlikte incelenir. Tapuda aile konutu şerhi bulunmaması, tek başına bütün tartışmayı sona erdirmez.

Bu hukuki sebebe dayanan davalarda görevli mahkeme bakımından da genel tapu davalarından farklı kurallar uygulanabilir.

Davayı Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?

Davacı, hukuki sebebe göre hakkı zedelenen malik, mirasçı veya tapunun devrini isteme konusunda kişisel hak sahibi olan kişi olabilir.

İptal ve tescil talebi, kural olarak dava tarihinde tapuda hak sahibi görünen kişi veya kişilere yöneltilir. Önceki malikin ya da işlemi yapan vekilin davalı olması, mevcut kayıt malikinin davaya katılmasını gereksiz hâle getirmez.

Bedel veya tazminat da isteniyorsa, bu talepten sorumlu tutulabilecek kişiler ayrıca belirlenmelidir. Tapu müdürlüğü, sırf işlemi gerçekleştiren kurum olduğu için olağan tapu iptali davasının davalısı olmaz.

Mirasçının yalnızca kendi payı için dava açmasıyla taşınmazın terekeye geri dönmesini istemesi aynı değildir. Talebin kapsamına göre diğer mirasçıların katılımı veya terekenin temsili gerekebilir.

Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ancak uyuşmazlığın aile hukukundan, tüketici işleminden veya özel bir kanundan kaynaklanması farklı görev kurallarını gündeme getirebilir.

Taşınmazın aynına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Birden fazla taşınmaza ilişkin davalarda HMK m. 12/3 ayrıca değerlendirilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2 ve 12. maddeleri.

Ankara’da yaşamanız, başka ildeki taşınmaz için Ankara mahkemelerini kendiliğinden yetkili yapmaz. Taşınmaz Ankara’daysa da ilgili ilçenin bağlı olduğu adli yargı çevresi kontrol edilmelidir.

Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu Mu?

Tapu iptali ve tescil davalarının tamamını kapsayan genel bir zorunlu arabuluculuk kuralı yoktur. Muris muvazaası veya yolsuz tescile dayanan olağan tapu iptali talepleri, sırf taşınmazla ilgili oldukları için zorunlu arabuluculuğa tabi olmaz.

Buna karşılık ortaklığın giderilmesi gibi bazı uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Ayrıca taşınmaz devrine ilişkin uyuşmazlıklar, kanuni koşullarla ihtiyari arabuluculuk yoluyla çözülebilir. Arabuluculuğa elverişlilik ile dava açmadan önce başvuru zorunluluğu farklı kavramlardır. 6325 sayılı Kanun m. 17/B ve 18/B.

Tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da tüketici arabuluculuğunun istisnaları arasındadır. Yalnızca para iadesi veya başka bir alacak istendiğinde değerlendirme değişebilir. 6502 sayılı Kanun m. 73/A.

Dava Açma Süresi Ve Zamanaşımı Nasıl Belirlenir?

Bütün tapu iptali ve tescil davaları için geçerli tek bir süre yoktur. Dava adına bakılarak “bir yıl”, “on yıl” veya “süresiz” sonucuna varılamaz.

Hukuki SebepTemel Süre Kuralı
Mülkiyet hakkına dayanan yolsuz tescilin düzeltilmesiKural olarak sırf zaman geçmesiyle talep sona ermez; özel hükümler ve kazanım koşulları ayrıca incelenir.
Muris muvazaasıKural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; kadastroya ilişkin özel durumlar ayrıca değerlendirilir.
Yanılma, aldatma veya korkutmaTBK m. 39’daki başlangıçlara göre bir yıllık süre içinde bağlı olunmadığının bildirilmesi veya verilenin geri istenmesi gerekir.
Aşırı yararlanmaTBK m. 28’deki başlangıçlara göre bir yıl; her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl.
Satış vaadinden doğan tescil alacağıKural olarak on yıllık zamanaşımı gündeme gelir; başlangıç, ifa olanağı ve somut olayın özellikleri ayrıca incelenir.
Kadastrodan önceki hukuki sebeplerKadastro Kanunu m. 12/3 kapsamında, tutanakların kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre önem taşır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarihli, 2016/12337 E., 2018/8000 K. sayılı kararında muris muvazaası bakımından süre kuralı ile kadastro istisnasına değinilmiştir. Bununla birlikte somut davada muvazaa kanıtlanamadığından ret kararı onanmıştır. Süre engelinin bulunmaması, davanın esasının kanıtlandığı anlamına gelmez.

Kadastrodan önceki sebeplere ilişkin düzenleme, her eski tapu devrine otomatik olarak uygulanmaz; iddianın hangi tarihte doğduğu önemlidir. Kadastro Kanunu m. 12.

Ayrıca TMK m. 712, geçerli hukuki sebep olmadan malik yazılan kişinin taşınmazı davasız, aralıksız ve iyiniyetle on yıl zilyetliğinde bulundurmasına özel sonuç bağlar. Bu hüküm, “her tapu davası on yılda zamanaşımına uğrar” şeklinde açıklanamaz.

Önalım Hakkına Dayanan Davalarda Güncel Kural Nedir?

Paylı mülkiyette bir payın üçüncü kişiye satılması üzerine kullanılan yasal önalım hakkı, kendine özgü şartlara sahiptir.

Güncel TMK m. 733’e göre hak, satışın hak sahibine noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Ancak 2025 sonunda yapılan değişiklikten önceki satışlar için geçiş hükmü vardır. 25 Aralık 2025 öncesindeki satışlarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Bu nedenle satış tarihi görülmeden süre hesabı yapılmamalıdır.

TMK m. 734’ün güncel düzenlemesinde, hâkimin belirlediği rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerinin verilen kesin süre içinde yatırılması gerekir. Süresinde yatırmamak tescil talebinin kabulünü engelleyebilir. Bedel düzenlemesinin önce açılmış davalara uygulanması bakımından TMK geçici m. 1 de dikkate alınmalıdır.

Dava Açılınca Taşınmazın Satışı Durur Mu?

Hayır. Dava açılması, tek başına taşınmazın devrini engellemez.

Taşınmazın üçüncü kişiye devri veya üzerinde yeni haklar kurulması, hakkın elde edilmesini zorlaştırabilecekse ihtiyati tedbir istenebilir. Talepte, korunmak istenen hak ve tehlike somutlaştırılmalı; davanın esası yönünden haklılık yaklaşık olarak gösterilmelidir.

Mahkeme teminat isteyebilir. Tedbirin kapsamı da önemlidir: Tapuya yalnızca dava bulunduğunun işlenmesi ile devri engelleyen bir tedbir aynı sonucu doğurmaz.

HMK m. 393 uyarınca tedbirin uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Dava öncesinde alınan tedbirlerde ise HMK m. 397’deki iki haftalık dava açma ve belgeleme yükümlülüğü ayrıca takip edilmelidir. İlgili özel hükümler saklıdır.

Taşınmaz Başkasına Satılmışsa Geri Alınabilir Mi?

Sonraki alıcının kazanımı belirleyici olabilir. TMK m. 1023, tapu kaydına iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişiyi korur. Yolsuzluğu bilen veya bilmesi gereken kişi ise TMK m. 1024’teki korumadan yararlanamaz.

Değerlendirmede özellikle şunlar incelenebilir:

  • Devirlerin kısa aralıklarla yapılıp yapılmadığı.
  • Gerçek değer ile açıklanan bedel arasındaki fark.
  • Ödemenin belgelendirilmesi.
  • Taraflar arasındaki yakınlık ve ticari ilişkiler.
  • Taşınmazı fiilen kimin kullandığı.
  • Alıcının bildiği veya makul özenle öğrenebileceği hususlar.

Tek bir belirti, her dosyada aynı sonucu doğurmaz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.03.2026 tarihli, 2025/1021 E., 2026/1590 K. sayılı kararında; inançlı işleme konu taşınmazdaki sonraki devirler, yüksek bedel farkları, kullanım ve diğer deliller birlikte değerlendirilmiştir. İyiniyet kabul edilerek tapu iptali talebinin reddedilmesi doğru bulunmamış ve karar bozulmuştur.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Ne Değişti?

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.2025 tarihli, 2024/1 E., 2025/2 K. sayılı kararı bu alanda önemlidir.

Karar; arsa sahibinden yükleniciye, yükleniciden de üçüncü kişilere tapuda devir veya ipotek işlemi yapıldıktan sonra sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ya da geriye etkili feshi hâlinde, üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarının dinlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. İyiniyetli kazanım korunabilir; somut olayda iyiniyet bulunmadığı anlaşılırsa taşınmazın arsa sahibine dönmesi gündeme gelebilir. Resmî Gazete’de yayımlanan karar.

Bu yaklaşım, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli, 2024/3649 E., 2025/2522 K. sayılı kararında da uygulanmıştır. Üçüncü kişinin iyiniyeti değerlendirilmeden verilen kabul kararı bozulmuştur. Bu kararlar, yüklenicinin işi tamamlamamasının sonraki bütün tapuları kendiliğinden iptal ettirmeyeceğini gösterir.

Bu koruma, yalnızca sözleşme imzalayan herkesin tapu sahibi olduğu anlamına da gelmez; kazanılan hakkın niteliği ayrıca belirlenmelidir.

Dava Nasıl Açılır Ve Hangi Deliller Gerekir?

Dilekçede taraflar, taşınmazın güncel bilgileri, olaylar, her olayın delili ve talep edilen sonuç açıkça gösterilmelidir. Taşınmazın tamamı mı, belirli bir pay mı isteniyor; tescil mümkün olmazsa bedel talep ediliyor mu, bunlar belirlenmelidir.

Avukatla temsil genel olarak zorunlu değildir. Bununla birlikte yanlış taraf seçimi, eksik talep veya süresinde sunulmayan deliller ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Tapu İptali Ve Tescil Davası İçin Hangi Belgeler Gerekir?

Dosyanın niteliğine göre şu belgeler yararlı olur:

  • Güncel tapu kaydı ve geçmiş devir bilgileri.
  • Resmî senetler ve tapu işlem dosyaları.
  • Vekâletname, sözleşme, protokol ve ihtarnameler.
  • Banka dekontları ve ödeme belgeleri.
  • Miras uyuşmazlıklarında mirasçılık belgesi ve ölüm bilgileri.
  • Ehliyetsizlik iddiasında işlem tarihine ilişkin sağlık kayıtları.
  • Yazışmalar, kullanım ve kira belgeleri.
  • Tanıkların hangi olayları bildiğini açıklayan bilgiler.
  • Önceki dava dosyaları ve tebligatlar.

Elinizde olmayan belgelerin hangi kurumda bulunduğu belirtilerek mahkemeden getirtilmesi istenebilir. Ancak bütün delillerin mahkemece kendiliğinden araştırılacağı varsayılmamalıdır.

İspat yöntemi hukuki sebebe göre değişir. Muvazaa iddiası, sözleşmeye dayalı tescil talebi ve sahte imza iddiası aynı delil kurallarıyla ele alınmaz.

Yargılama Nasıl İlerler, Dava Ne Kadar Sürer?

Genel süreç; dilekçelerin tebliği, ön inceleme, delillerin toplanması, gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi, tanıkların dinlenmesi ve karar aşamalarından oluşur. Koşulları varsa istinaf ve temyiz incelemeleri yapılır.

Bütün dosyalar için güvenilir bir bitiş süresi verilemez. Taraf ve taşınmaz sayısı, eski kayıtların temini, sağlık veya imza incelemeleri, yurt dışı tebligatları ve kanun yolları süreyi etkiler.

Güncel HMK m. 147/3, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan uzun olamayacağını; zorunlu hâllerde hâkimin gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebileceğini düzenler. Bu kural, davanın üç ayda biteceği anlamına gelmez.

İstinaf süresi kural olarak kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyize açık kararlar bakımından temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır. Her kararın temyize açık olduğu varsayılmamalıdır.

Harç, Masraf Ve Avukatlık Ücreti Ne Kadardır?

Toplam maliyet, talebin değeri ve yapılacak işlemlere göre değişir.

Genel olarak şu kalemlerle karşılaşılır:

  • Başvurma harcı ve peşin nispi harç.
  • Tebligat ve diğer gider avansları.
  • Keşif ve bilirkişi giderleri.
  • Gerekiyorsa uzman kurum incelemeleri.
  • Tedbir giderleri ve istenirse teminat.
  • Kanun yolu giderleri.
  • Avukatlık ücreti.

Harca esas değer, dava konusu taşınmazın veya uyuşmazlık konusu payın değerine göre belirlenir. Değerin eksik gösterildiğinin anlaşılması hâlinde harcın tamamlanması gerekebilir.

Kontrol tarihi itibarıyla genel nispi karar ve ilam harcı oranı binde 68,31 olup kural olarak dörtte biri peşin alınır. Örneğin harca esas uyuşmazlık değeri 1.000.000 TL ise hesaplanan nispi harç 68.310 TL, bunun dörtte biri 17.077,50 TL’dir. Bu tutar toplam dava maliyeti değildir; diğer giderler ayrıca doğar. Harçlar Kanunu m. 16, 28 ve (1) sayılı tarife.

Tüketici davaları gibi harç muafiyeti bulunan durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Avukatla kararlaştırılan ücret ile mahkemenin karşı tarafa yükleyebileceği vekâlet ücreti farklıdır. Davanın kaybedilmesi veya kısmen kabulü hâlinde yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti riski de hesaba katılmalıdır.

Ödeme gücü bulunmayan kişiler, koşulları varsa HMK m. 334 ve devamı kapsamında adli yardım isteyebilir.

Dava Kazanılırsa Ne Olur?

Kararın kapsamına göre mevcut kayıt tamamen veya belirli pay oranında iptal edilir ve hak sahibi adına tescile karar verilir. Yalnızca kendi payınız için dava açtıysanız taşınmazın tamamının adınıza geçmesi beklenmemelidir.

Hükümde güncel ada, parsel, bağımsız bölüm ve pay bilgilerinin açık olması gerekir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.11.2024 tarihli, 2024/3805 E., 2024/6301 K. sayılı kararında, eski parsel numaraları ve belirsiz pay bilgileriyle hüküm kurulması ele alınmış; karar düzeltilerek onanmıştır.

Taşınmazın aynına ilişkin kararlar, HMK m. 367/2 gereğince kesinleşmeden yerine getirilemez. Kesinleşme sonrasında kararın tapuda uygulanması takip edilmelidir.

Tescil kararı, taşınmazın fiziksel teslimi, paylaşılması veya geçmiş kullanım bedelleriyle ilgili bütün sorunları kendiliğinden çözmez. Bu taleplerin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Tapu Geri Alınamazsa Bedel İstenebilir Mi?

Koşulları varsa sorumlu kişiye karşı bedel veya tazminat talep edilebilir. Ancak tapu iptali talebi kendiliğinden para alacağına dönüşmez.

Hâkim kural olarak talep sonucuyla bağlıdır. Alternatif bedel talebinin yöneltileceği kişi, hukuki dayanağı, hesaplama yöntemi ve süresi ayrıca belirlenmelidir. Tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararlarda TMK m. 1007 kapsamında devletin sorumluluğu da somut koşullara göre incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

Satış Bedeli Ödenmediyse Tapu Otomatik Olarak İptal Olur Mu?

Hayır. Geçerli bir satışta bedelin ödenmemesi, tek başına her durumda tapunun iptalini sağlamaz. Bedel alacağı, sözleşmeden dönme koşulları ve varsa aldatma veya muvazaa iddiası ayrı değerlendirilir.

Tapu Kaydımın Eski Olması Davayı Engeller Mi?

Tek başına engellemez. Hukuki sebep, kadastro geçmişi, sonraki devirler ve özel süre hükümleri incelenir. Eski bir işlem için dava açılabilmesi, davanın mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.

Tapu İptali Davası Açıldığına İlişkin Tebligat Geldiyse Ne Yapmalıyım?

Tebliğ tarihini kaydedin; dilekçeyi, eklerini ve varsa tedbir kararını birlikte inceleyin. Cevap ve delil sunma sürelerini geçirmeden satış belgelerini, ödeme kayıtlarını ve savunmanızı destekleyen diğer belgeleri hazırlayın.

Taşınmazı Uzun Yıllardır Kullanmak Tek Başına Mülkiyet Kazandırır Mı?

Hayır. Uzun süreli kullanımın hukuki sonucu, taşınmazın tapulu olup olmamasına ve kanundaki özel kazanım koşullarına bağlıdır. Tapuda başkası adına kayıtlı her taşınmaz, yalnızca uzun süre kullanılarak kazanılamaz.

Sonuç Ve Somut Olayın Değerlendirilmesi

Tapu iptali ve tescil davasında doğru hukuki sebebin belirlenmesi, güncel tapu kayıtlarının incelenmesi ve talebin uygun delillerle desteklenmesi gerekir. Süreler, sonraki alıcıların durumu ve tedbir ihtiyacı ilk aşamada değerlendirilmelidir.

Ankara’daki veya Türkiye’nin diğer illerindeki taşınmazınıza ilişkin tapu kayıtları, sözleşmeler, vekâletnameler ve tebligatlar üzerinden durumunuzun değerlendirilmesi için Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık iletişim sayfasından görüşme talebinizi iletebilirsiniz.

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası