Pınarbaşı Hukuk & Danışmanlık - Güvenilir Profesyonel Hizmet

Hatalı Ekspertiz Raporu: Eksperin Sorumluluğu Ve Haklarınız

Tazminat Hukuku16 Ekim 2026
Hatalı Ekspertiz Raporu: Eksperin Sorumluluğu Ve Haklarınız

Hatalı Ekspertiz Raporu

Ekspertiz raporunda orijinal gösterilen parçanın değişmiş olduğunu, hasarsız denilen aracın şasisinde işlem bulunduğunu veya kontrol edildiği belirtilen bir sistemde eski bir arıza olduğunu sonradan öğrenebilirsiniz. Böyle bir durumda ekspertiz işletmesinden yalnızca rapor ücretinin iadesi değil, şartları oluştuğunda hatalı hizmetin yol açtığı maddi zararların karşılanması da istenebilir.

Ancak raporla aracın sonraki durumu arasındaki her farklılık, kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz. Kusurun inceleme tarihinde bulunup bulunmadığı, alınan hizmetin kapsamı, teknik olarak tespit edilmesinin gerekip gerekmediği ve raporun hangi zarara yol açtığı birlikte değerlendirilir.

Bu yazı ağırlıklı olarak ikinci el araç alımındaki oto ekspertiz hizmetini ele almaktadır. Kaza sonrasında düzenlenen sigorta eksper raporları ile taşınmaz değerleme raporlarının farklı hukuki özellikleri ayrıca açıklanmıştır.

Ekspertiz Raporunun Hatalı Olması Ne Anlama Gelir?

Ekspertiz raporu, incelenen aracın belirli bir tarihteki teknik durumuna ilişkin tespitleri içerir. Raporun, üstlenilen incelemenin kapsamına ve mesleki özen gereklerine uygun hazırlanması gerekir.

Şu durumlar hatalı veya eksik ekspertiz iddiasına konu olabilir:

  • Değişmiş ya da boyalı parçanın orijinal gösterilmesi.
  • Tespit edilmesi gereken şasi onarımının rapora yazılmaması.
  • Kontrol edildiği belirtilen hava yastığı veya elektronik sistem hakkında gerçeğe aykırı bilgi verilmesi.
  • İnceleme kapsamındaki mekanik arıza belirtilerinin değerlendirilmemesi.
  • Yapılmayan bir testin yapılmış gibi gösterilmesi.
  • İncelemeyi sınırlayan koşulların ve gerekli uyarıların açıklanmaması.

Buna karşılık sonradan gerçekleşen kaza, kullanıcı hatası veya inceleme tarihinde belirti vermeyen bir arıza farklı değerlendirilir. Ekspertiz, aracın gelecekte hiç arızalanmayacağına ilişkin sınırsız bir garanti değildir.

Hatalı Ekspertiz Raporu Nedeniyle Kim Sorumlu Olur?

İlk olarak raporu düzenleyen işletmenin kimliği belirlenmelidir. Tabeladaki marka, rapordaki ticaret unvanı ve faturayı düzenleyen kişi aynı olmayabilir. Özellikle bayilik veya franchise sistemiyle çalışan işletmelerde doğru muhatabın tespiti önemlidir.

Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik’in 16. maddesi, ekspertiz işletmesini rapordaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumlu tutar. Aynı düzenleme, tüketicilerin ayıplı hizmete ilişkin haklarını da saklı tutmaktadır.

Ticari veya mesleki olmayan amaçla ekspertiz hizmeti alan kişinin işletmeyle ilişkisi, kural olarak tüketici işlemi niteliğindedir. Hizmetin kararlaştırılan veya objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımaması, ayıplı hizmet oluşturabilir.

İşletmenin, incelemeyi çalışanına yaptırmış olması sözleşmeden doğan sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. Raporu imzalayan çalışanın kişisel sorumluluğu ise kendi fiili ve uygulanabilecek hukuki dayanak bakımından ayrıca incelenir.

Hatalı Ekspertiz Raporu Her Arıza İçin Sorumluluk Doğurur Mu?

Hayır. Tazminat değerlendirmesinde özellikle şu sorular yanıtlanır:

  1. Kusur, ekspertiz incelemesi sırasında araçta mevcut muydu?
  2. Bu kusurun alınan hizmet kapsamında incelenmesi gerekiyor muydu?
  3. Mesleki özen gösterilseydi kusur tespit edilebilir miydi?
  4. Rapordaki hata nedeniyle hangi ekonomik kayıp doğdu?

Örneğin kapsamlı kaporta incelemesinde ölçümle anlaşılabilecek eski bir boyanın belirtilmemesi ile motor sökülmeden anlaşılması mümkün olmayan iç parçadaki sorunun bulunamaması aynı şekilde değerlendirilemez.

Paketin kapsamı önemlidir; fakat paket adı veya matbu açıklama, mevzuattan doğan yükümlülükleri ve açıkça vaat edilen kontrolleri etkisiz hâle getirmez. “Tam kontrol” gibi reklam ifadeleri, iş emri ve rapor birlikte incelenmelidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.11.2021 tarihli, 2021/7547 E., 2021/11357 K. sayılı kararında, ekspertiz şirketinin inceleme tarihinde mevcut olan ve sözleşme kapsamındaki incelemede tespit edilmesi gerektiği hâlde belirlenmeyen ayıplardan sorumluluğunu vurgulamıştır. Daire, satıcının ayıptan sorumluluğunun da yanlış değerlendirildiğini ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararı bozmuştur. Dolayısıyla karar, her arızanın otomatik olarak ekspertiz şirketine yüklenmesini öngörmemektedir. Kararın tam metni.

Rapordaki Sorumluluk Kabul Edilmediğine İlişkin Kayıt Geçerli Midir?

Raporun altında “tavsiye niteliğindedir”, “hiçbir zarardan sorumluluk kabul edilmez” veya “sorumluluk hizmet bedeliyle sınırlıdır” yazması, işletmeyi her durumda korumaz.

Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan hükümler, haksız şart denetimine tabidir. Ayrıca ağır kusurdan sorumlu olunmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

Bununla birlikte, gerçekten yapılmayan ve vaat de edilmeyen bir işlemin kapsam dışında olduğunun açıkça belirtilmesi ile üstlenilen incelemenin sonuçlarından bütünüyle kaçınılması farklıdır. Sözleşme hükmünün anlamı ve geçerliliği somut olay üzerinden değerlendirilir.

Satıcı İle Ekspertiz Firmasına Birlikte Başvurulabilir Mi?

Koşulları varsa her ikisine de talep yöneltilebilir. Ancak sorumluluklarının hukuki dayanağı farklıdır:

  • Satıcı, sattığı aracın ayıplarından sorumlu olabilir.
  • Ekspertiz işletmesi, üstlendiği incelemeyi gereği gibi yapmamasından ve bunun yol açtığı zarardan sorumlu olabilir.

Satıcının ayıbı bilmediğini söylemesi, ayıptan sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz. Ekspertiz raporu alınmış olması da satıcının sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirmez.

Aynı zarardan farklı sebeplerle sorumlu olan kişiler bakımından müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir. Bunun için her bir kişinin sorumluluk koşulları ve taleplerin aynı zararla ilişkisi belirlenmelidir. Aynı zarar iki kez tahsil edilemez. Bu ayrımın dayanakları arasında Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 112, 115, 116 ve 219. maddeleri bulunmaktadır.

Aracın iadesi ve satış bedelinin geri alınması gibi satıcıya yöneltilecek talepler hakkında ayrıca ayıplı araç satışında alıcının hakları yazımız incelenebilir.

Ekspertiz ücretini galerinin ödemesi de tek başına belirleyici değildir. Hizmeti kimin sipariş ettiği, raporun kime sunulduğu ve alıcının rapora nasıl güvenerek işlem yaptığı incelenerek talebin hukuki dayanağı belirlenir.

Ekspertiz Firmasından Hangi Taleplerde Bulunulabilir?

Ayıplı hizmet nedeniyle tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, uygun olduğu ölçüde hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında hizmet bedelinden indirim veya hizmet sözleşmesinden dönme haklarından birini kullanabilir. Ayrıca şartları varsa tazminat isteyebilir.

Ekspertiz hizmeti bakımından uygulamada raporun bedelsiz yenilenmesi, hizmet ücretinin iadesi ve rapor hatasının yol açtığı maddi zararın karşılanması öne çıkar.

Burada iki bedel birbirinden ayrılmalıdır:

  • Ekspertiz ücretinin iadesi, ayıplı hizmet karşılığında ödenen ücretle ilgilidir.
  • Araç için fazla ödeme yapılması nedeniyle tazminat, hatalı rapora güvenilerek gerçekleştirilen satın alma işleminden doğan zararla ilgilidir.

Ekspertiz hizmet sözleşmesinden dönülmesi, araç satış sözleşmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Onarım Masrafı Ve Diğer Giderler İstenebilir Mi?

Rapor hatasıyla uygun nedensellik bağı bulunan, gerekli ve ispatlanmış giderler talep konusu yapılabilir. Bunlar olayın özelliklerine göre onarım gideri, ikinci inceleme masrafı veya diğer ekonomik kayıpları içerebilir.

Ancak her servis faturası otomatik olarak ekspertiz işletmesine yüklenemez. Eskiyen parçaların yenilenmesi, olağan bakım masrafları, sonradan oluşan arızalar ve aynı zararın farklı adlarla tekrar istenmesi ayrıca değerlendirilir.

Sadece uyuşmazlık yaşanması veya hayal kırıklığına uğranması da tek başına manevi tazminat için yeterli değildir.

Araç İçin Fazla Ödenen Bedel Nasıl Hesaplanır?

Hesaplama, yalnızca satın alma bedelinden aracın bugün kaç liraya satılabileceğinin çıkarılmasına dayanmaz. Satış tarihindeki değerler ve uygulanacak hesaplama yöntemi önemlidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 05.10.2023 tarihli, 2023/585 E., 2023/2577 K. sayılı kararında, ekspertiz raporunda belirtilmeyen kaput ve tavan boyası nedeniyle araç için fazla ödeme yapıldığı iddiası incelenmiştir. Daire, şirketin sorumluluğunun yalnızca ekspertiz ücretiyle sınırlı olduğu yönündeki itirazını kabul etmemiş; ancak zarar hesabının nispi yönteme uygun yapılmaması nedeniyle hükmü bozmuştur. Kararın tam metni.

Nispi yöntemde, satış tarihindeki ayıpsız ve ayıplı rayiç değerler arasındaki oran, kararlaştırılan satış bedeline uygulanır.

Yalnızca yöntemi göstermek için:

Hesaplama UnsuruVarsayımsal Tutar
Kararlaştırılan satış bedeli900.000 TL
Satış tarihinde raporda belirtilen niteliklere uygun rayiç değer1.000.000 TL
Satış tarihinde gerçek ayıplı durumdaki rayiç değer800.000 TL
Değer azalması oranı%20
Satış bedeline uygulanan indirim180.000 TL

Bu örnek, her ekspertiz uyuşmazlığında aynı tutarın veya aynı zarar kaleminin kabul edileceği anlamına gelmez. Değerler teknik incelemeyle, somut aracın özellikleri dikkate alınarak belirlenir.

Hata Öğrenildiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalı?

Öncelik, aracın mevcut durumunu ve raporlar arasındaki farkı ispatlanabilir hâle getirmektir.

  1. İlk raporu ve eklerini koruyun. Dijital raporu, fotoğrafları, test çıktılarını ve ödeme belgelerini saklayın.
  2. Farklılığın nedenini teknik olarak inceletin. İkinci raporda yalnızca sonuç değil, kullanılan yöntem ve bulgular da açıklansın.
  3. Satıcıya ve ilgili ekspertiz işletmesine yazılı bildirim yapın. Hangi tespitin yanlış olduğunu, ne zaman öğrenildiğini ve talebinizi belirtin.
  4. Onarım öncesinde delilin korunmasını değerlendirin. Söküm ve parça değişimi, eski kusurun kaynağını belirlemeyi zorlaştırabilir.
  5. Süreyi ve başvuru merciini belirleyin. İşletmenin cevabını beklerken zamanaşımının geçmesine izin vermeyin.

Güvenliği etkileyen bir sorun varsa araç kullanılmamalıdır. Zorunlu onarım geciktirilemiyorsa öncesi ve sonrası fotoğraflar, servis iş emri, ölçüm sonuçları ve mümkün olduğunda değişen parçalar korunmalıdır.

İkinci Ekspertiz Raporu Tek Başına Yeterli Midir?

İkinci rapor önemli bir delil olabilir; ancak ilk raporu kendiliğinden geçersiz kılmaz. Raporlar arasındaki farkın teknik nedeninin açıklanması gerekir.

Özellikle şu konular araştırılır:

  • İki inceleme arasında kaza veya onarım olmuş mu?
  • Aynı parçalar ve sistemler incelenmiş mi?
  • Ölçüm yöntemleri ve cihazların uygunluğu değerlendirilmiş mi?
  • Tespit edilen kusurun eski olduğu hangi bulgularla anlaşılıyor?

Mahkeme gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırır. Tarafların sunduğu özel raporlar, diğer deliller ve itirazlarla birlikte değerlendirilir.

Mahkemeden Delil Tespiti İstenebilir Mi?

Evet. Delilin kaybolması veya sonradan ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali varsa, hukuki yarar koşuluyla delil tespiti istenebilir.

Örneğin motorun sökülmesi, aracın kapsamlı biçimde onarılması veya hasarlı parçaların değiştirilmesi öncesinde teknik durumun kayda alınması gerekebilir. Dava açılmadan önce başvuru yapılabilecek mahkemeler ile dava açıldıktan sonraki usul farklıdır. Bu imkân Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 ve 401. maddelerinde düzenlenmiştir.

Delil tespiti, tek başına tazminata hükmedilmesi anlamına gelmez; ileride değerlendirilecek teknik bulguları korur.

Başvuru İçin Hangi Belgeler Hazırlanmalı?

Dosyanın özelliklerine göre şu belgeler önem taşır:

  • Ekspertiz raporunun bütün sayfaları ve ekleri.
  • İş emri, paket içeriği, sözleşme ve reklam açıklamaları.
  • Fatura, fiş veya banka ödeme kaydı.
  • Noter araç satış sözleşmesi ve satış bedelini gösteren belgeler.
  • Satış ilanı, mesajlaşmalar ve satıcının açıklamaları.
  • İkinci ekspertiz raporu, servis kayıtları ve arıza tespitleri.
  • Muayene, bakım, kilometre ve hasar geçmişi kayıtları.
  • Fotoğraflar, videolar, test ve ölçüm çıktıları.
  • Yapılan bildirimler, ihtarnameler ve verilen cevaplar.
  • Varsa delil tespiti dosyası ve arabuluculuk son tutanağı.

Şasi veya araç kimlik bilgilerindeki müdahale şüphesi, sıradan bir boya tespitinden farklı sonuçlar doğurabilir. Bu durumda change araçlarda mağdurun başvuru yolları ayrıca değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı Hangi Tarihten Başlar?

Tüketiciye sunulan ayıplı ekspertiz hizmetinde temel kural, sürenin hatanın öğrenildiği tarihten başlamaması­dır. Daha uzun bir kanuni veya sözleşmesel süre yoksa sorumluluk, hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıbın sonradan ortaya çıkması başlangıcı kendiliğinden değiştirmez.

Örneğin rapordaki hata hizmetten on sekiz ay sonra öğrenilmişse, öğrenme tarihinden itibaren yeni bir iki yıllık süre başladığı varsayılmamalıdır. Ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde ise kanundaki istisna ayrıca değerlendirilir. Dayanak, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesidir.

Diğer taleplerin süreleri farklı olabilir:

Talebin DayanağıDikkat Edilecek Kural
Tüketicinin ayıplı ekspertiz hizmeti talebiKural olarak hizmetin ifasından itibaren iki yıl.
Satıcıya karşı TBK kapsamında ayıp talebiKural olarak aracın devrinden itibaren iki yıl; ağır kusur istisnası bulunur.
Tüketici satışında satıcının ayıplı mal sorumluluğuKural olarak teslimden itibaren iki yıl; ikinci el satışlarda sorumluluk süresi bir yıldan az olamaz.
Haksız fiile dayalı tazminatKural olarak zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki, fiilden itibaren on yıl; daha uzun ceza zamanaşımı istisnası bulunabilir.
Tüketici işlemi olmayan ekspertiz sözleşmesiSözleşmenin niteliği ve uygulanacak hükümler ayrıca belirlenir.

İkinci el araç satışındaki bir yıllık alt sınır, ekspertiz hizmetinin süresinin de bir yıl olduğu anlamına gelmez.

Ayıp bildirimi ile zamanaşımı da farklı konulardır. Özellikle TBK’ya tabi satışlarda gözden geçirme ve bildirim yükümlülükleri ayrıca önem taşır. Sadece ihtarname göndermek zamanaşımını kendiliğinden kesmez. Başvuruların süreye etkisi, kullanılan hukuki yola göre değerlendirilmelidir.

Tüketici Hakem Heyetine Mi Mahkemeye Mi Başvurulur?

Önce ekspertiz ilişkisinin tüketici işlemi olup olmadığı ve uyuşmazlığın değeri belirlenir. Ekspertiz firmasının karşı taraf olduğu her uyuşmazlık tüketici uyuşmazlığı değildir.

2026 yılında tüketici uyuşmazlıkları için parasal ayrım şöyledir:

Uyuşmazlık DeğeriBaşvuru Yolu
186.000 TL’nin altındaTüketici hakem heyeti
186.000 TL ve üzerindeKural olarak önce dava şartı arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesi

Tam olarak 186.000 TL olan uyuşmazlık, hakem heyetinin görev alanında değildir. Bu sınır ve başvuru yolları Ticaret Bakanlığının 2026 yılı bilgilendirmesinde açıklanmaktadır.

Uyuşmazlık değeri belirlenirken yalnızca ekspertiz faturası esas alınmaz. Araç için fazla ödeme yapılmasına dayalı tazminat da isteniyorsa talebin gerçek kapsamı dikkate alınmalıdır. Sınırın altında kalmak amacıyla aynı uyuşmazlığı yapay biçimde bölmek usul sorunlarına yol açabilir.

Hakem heyeti başvurusu e-Devlet üzerinden TÜBİS aracılığıyla, elden veya posta yoluyla yapılabilir. Hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklarda başvurudan önce zorunlu arabuluculuk aranmaz.

Tüketici işlemi olmayan ilişkilerde ise asliye hukuk veya ticari dava koşulları varsa asliye ticaret mahkemesi gündeme gelebilir. Görev ve arabuluculuk gerekliliği tarafların sıfatı ve işlemin niteliğine göre ayrıca belirlenir.

Ankara’da Başvuru Nereye Yapılır?

Tüketici hakem heyetine, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya işlemin yapıldığı yerde başvurulabilir. Bu nedenle Ankara’da yaşayan tüketicinin, ekspertiz başka şehirde yapılmış olsa da yerleşim yerindeki yetkili heyete başvurma imkânı bulunabilir.

Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda da tüketicinin yerleşim yeri ek bir yetki seçeneğidir. Satıcıya yöneltilecek ayrı talebin tüketici işlemi olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Hakem Heyeti Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Eski içeriklerde geçen “15 gün” ifadesi esas alınmamalıdır.

İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; talep üzerine mahkeme tedbir yoluyla durdurabilir. Hakem heyeti kararına itiraz için dava şartı arabuluculuk aranmaz.

Başvuru Ve Dava Masrafları Nelerdir?

Tüketici hakem heyetine başvuru ücretsizdir. Özel olarak yaptırılan ikinci ekspertiz, teknik görüş veya noter ihtarnamesi ise ayrıca gider doğurabilir.

Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava harçtan muaftır. Buna rağmen bilirkişi, keşif, tebligat ve diğer yargılama giderleri söz konusu olabilir. Delil tespiti de ayrı gider gerektirebilir.

Avukatla temsil için kararlaştırılan ücret ile mahkemenin karşı tarafa yükleyebileceği vekâlet ücreti farklıdır. Davanın sonucuna göre yargılama gideri ve karşı vekâlet ücreti riski de değerlendirilmelidir. Bu nedenle dosya incelenmeden herkes için geçerli tek bir dava maliyeti verilemez.

Sonuçlanma süresi de teknik incelemelere, delillerin toplanmasına ve mahkemenin iş yüküne bağlıdır; belirli bir bitiş tarihi garanti edilemez.

Yanlış Rapor Düzenlenmesi Suç Oluşturur Mu?

Her teknik hata suç değildir. Dikkatsizlik veya yetersiz inceleme nedeniyle doğan hukuki sorumluluk ile kasıtlı aldatma birbirinden ayrılmalıdır.

Satıcıyla birlikte hareket edilerek alıcının bilerek yanıltılması ve haksız menfaat sağlanması hâlinde dolandırıcılık; belgenin sahte düzenlenmesi veya aldatıcı biçimde değiştirilip kullanılması hâlinde, olayın özelliklerine göre özel belgede sahtecilik değerlendirilebilir. Ancak her içerik yanlışlığı otomatik olarak sahtecilik sayılmaz. İlgili temel düzenlemeler Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 207. maddeleridir.

Somut suç şüphesi varsa savcılığa veya kolluğa başvurulabilir. Ceza şikâyetinin yapılması, tazminat talebinin sürelerinin ayrıca takip edilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.

Mevzuata veya belgelendirme şartlarına aykırılık bakımından Ticaret İl Müdürlüğü ve ilgili belgelendirme kuruluşu nezdinde inceleme de gündeme gelebilir. İdari yaptırım uygulanması, zararın tüketiciye kendiliğinden ödenmesi anlamına gelmez.

Sigorta Eksperinin Hatalı Raporunda Aynı Kurallar Mı Uygulanır?

Kaza sonrası hasarı değerlendiren sigorta eksperi ile araç alımı öncesindeki oto ekspertiz işletmesi aynı hukuki konumda değildir.

Sigorta eksperinin tarafsızlık yükümlülüğü vardır. Düzenlediği rapor delil niteliği taşır; ancak uyuşmazlığı kesin olarak sona erdiren mahkeme kararı değildir. Bu esaslar 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 22. maddesinde düzenlenmiştir.

Hasarın veya rayiç bedelin eksik hesaplandığı düşünülüyorsa önce raporun hangi tespitine neden itiraz edildiği belgelenmelidir. Eksik sigorta tazminatının sigortacıdan istenmesi ile eksperin kendi kusurlu davranışından doğan zararın talep edilmesi farklı hukuki meselelerdir.

Sigortacıyla uyuşmazlıkta gerekli ön başvuru yapıldıktan sonra, koşulları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme yolu değerlendirilebilir. Sigorta tahkimi, oto ekspertiz şirketine karşı her tazminat talebinin götürülebileceği genel bir merci değildir.

Taşınmaz değerleme raporlarında da raporun amacı, sözleşmenin tarafları ve uygulanan özel düzenlemeler ayrıca incelenir. Araç ekspertizine ilişkin yönetmelik bu raporlara doğrudan uygulanmaz.

2026’daki Yönetmelik Taslağı Hakları Nasıl Etkiler?

Ticaret Bakanlığının 5 Mayıs 2026 tarihli açıklaması, Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı’nın görüşe açılmasına ilişkindir. Açıklamada mesleki sorumluluk sigortası, dijital kayıt ve rapora itiraz sistemi gibi öneriler bulunmaktadır.

Taslak açıklaması tek başına yürürlükteki bir düzenleme değildir. Bu nedenle duyuruda belirtilen beş günlük itiraz ve üç günlük sonuçlandırma önerileri, yalnızca bu açıklamaya dayanılarak herkes için bağlayıcı süre gibi uygulanamaz. Aynı şekilde bütün oto ekspertiz işletmelerinin zararlarının zorunlu sigortadan karşılanacağı varsayılmamalıdır.

Bir düzenlemenin uygulanabilmesi için yayımlanan nihai metni, yürürlük tarihi ve varsa geçiş hükümleri esas alınmalıdır.

Hak Kaybını Önlemek İçin Nasıl İlerlenmeli?

Hatalı ekspertiz raporundan doğan uyuşmazlıklarda belirleyici olan; rapor hatasının teknik olarak ortaya konulması, doğru sorumluya uygun talebin yöneltilmesi ve sürelerin korunmasıdır. İkinci rapor alınması yararlı olabilir; ancak kusurun ilk inceleme tarihinde mevcut olduğunu ve hangi zarara yol açtığını gösteren belgeler de gereklidir.

Ekspertiz işletmesinin sorumluluğu hizmet ücretiyle sınırlı kalmayabilir. Buna karşılık her arıza aynı sonucu doğurmaz; hizmetin kapsamı ve somut deliller değerlendirilmeden kesin sonuca varılamaz.

Ankara’da veya Türkiye’nin başka bir ilinde yaşadığınız uyuşmazlığın rapor, satış belgeleri ve teknik kayıtlar üzerinden değerlendirilmesi için hukuk büromuzun iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Related Posts

Post your Comment

Site Haritası